Bugün, 16 Mart 2025, tarihin en kara sayfalarından biri olan Halepçe Katliamı’nın 37. yıl dönümü. 16 Mart 1988’de, Irak’ın eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in emriyle Halepçe kasabasına kimyasal bombalar atılmış, bu saldırı sonucunda en az 5 bin kişi hayatını kaybetmiş, 10 binden fazla kişi ise yaralanmıştı. Kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetilmeksizin gerçekleştirilen bu katliam,…
Bugün, 16 Mart 2025, tarihin en kara sayfalarından biri olan Halepçe Katliamı’nın 37. yıl dönümü. 16 Mart 1988’de, Irak’ın eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in emriyle Halepçe kasabasına kimyasal bombalar atılmış, bu saldırı sonucunda en az 5 bin kişi hayatını kaybetmiş, 10 binden fazla kişi ise yaralanmıştı. Kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetilmeksizin gerçekleştirilen bu katliam, insanlık tarihindeki en acımasız olaylardan biri olarak hafızalara kazındı.
Saldırıda hardal gazı ve sinir gazı gibi kimyasal silahlar kullanıldı. Halepçe’nin sokakları, evleri ve sığınakları, bu ölümcül gazların etkisiyle kısa sürede birer toplu mezara dönüştü. Görgü tanıklarının anlatımlarına göre, insanlar saniyeler içinde yere yığıldı; bazıları kaçmaya çalışırken, bazıları ise sevdiklerini kurtarmak için son nefeslerini verdi. Katliamın ardından bölgeye ulaşan yardım ekipleri, geride kalanların yaşadığı fiziksel ve psikolojik yıkımı belgeledi.
Halepçe Katliamı, Kürt halkına yönelik sistematik baskıların en çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Saldırı, Saddam Hüseyin rejiminin 1986-1989 yılları arasında gerçekleştirdiği “Enfal Operasyonu”nun bir parçasıydı. Bu operasyon kapsamında on binlerce insan öldürüldü, köyler yok edildi ve binlerce kişi zorla yerinden edildi.
37 yıl geçmesine rağmen, Halepçe’nin yaraları hala taze. Katliamın etkileri, hayatta kalanlar üzerinde nesiller boyu süren sağlık sorunları ve travmalarla kendini göstermeye devam ediyor. Bugün, Halepçe Katliamı’nı anmak için dünyanın dört bir yanında törenler düzenleniyor, hayatını kaybedenler için saygı duruşları yapılıyor. Ancak, birçok kişi bu tür trajedilerin bir daha yaşanmaması için uluslararası toplumun daha etkin adımlar atması gerektiğini vurguluyor.
Halepçe, sadece bir kasabanın değil, insanlığın ortak vicdanının da sınandığı bir yer olarak tarihteki yerini koruyor. 37 yıl sonra bile, o gün yaşananlar unutulmadı ve unutulmayacak.
Yorum Yap