Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, icralık lüks araçlar üzerinden yapıldığı iddia edilen 13,5 milyar liralık yolsuzluk dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Dosyada 111 yıl 3 ay hapis cezası alan zabıt katibi Mehmet Oğuz Ademoğlu, yolsuzluğu ortaya çıkaran kişinin kendisi olduğunu savunarak 5 yıl sonra tahliye edilmesinin ardından kamuoyundan destek istedi. İşte milyarlarca liralık devasa yolsuzluk davası,…
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, icralık lüks araçlar üzerinden yapıldığı iddia edilen 13,5 milyar liralık yolsuzluk dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Dosyada 111 yıl 3 ay hapis cezası alan zabıt katibi Mehmet Oğuz Ademoğlu, yolsuzluğu ortaya çıkaran kişinin kendisi olduğunu savunarak 5 yıl sonra tahliye edilmesinin ardından kamuoyundan destek istedi.
İşte milyarlarca liralık devasa yolsuzluk davası, yargılama süreci ve tahliye sonrası yaşanan son gelişmenin detayları:
Olay, Diyarbakır’ın Lice ilçesindeki icra dairesinde patlak veren ve Türkiye genelinde ses getiren devasa bir şebeke ağını kapsıyor. İddianame ve dosya detaylarına göre sistem şu şekilde işletiliyordu:
Yapılan incelemelerde bu çarkın toplam mali boyutunun yaklaşık 13,5 milyar Türk Lirası olduğu tespit edildi.
Davanın en çok konuşulan sanıklarından biri, Lice Adliyesi’nde görev yapan zabıt katibi Mehmet Oğuz Ademoğlu oldu. Yargılama sonucunda mahkeme, Ademoğlu’na “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale” gibi suçlardan toplamda 111 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Yaklaşık 5 yıl boyunca cezaevinde kalan Ademoğlu, geçtiğimiz günlerde tahliye edildi. Cezaevinden çıktıktan sonra sessizliğini bozan eski katip, şok eden iddialarda bulundu:
“Ben bu yolsuzluğun bir parçası veya faili değilim; tam aksine bu devasa çarkı fark edip ortaya çıkaran, durumu yetkililere bildiren ihbarcıyım. Dosyanın asıl faillerini gizlemek ve olayın üstünü kapatmak için ihbar eden kişi olmama rağmen günah keçisi ilan edildim ve bana rekor ceza verildi.”
Ademoğlu, davanın arkasındaki asıl isimlerin ve yargı içerisindeki bağlantıların korunması adına kendisinin kurban seçildiğini öne sürerek hukuk mücadelesini sürdüreceğini belirtti ve adil bir yargılama için kamuoyundan, hukukçulardan ve medyadan destek talep etti.
Diyarbakır merkezli yürütülen bu devasa yolsuzluk dosyasında, sadece adliye çalışanları değil; çok sayıda galericinin, yediemin otopark sahibinin ve dışarıdan aracı olan sivillerin de adı geçiyor.
Yorum Yap