Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, adli makamların koordineli çalışmaları ve art arda gelen sarsıcı itiraflarla birlikte dosya tamamen bir cinayet soruşturmasına evrilmiş durumda. Adalet Bakanlığı’nın “dosyayı çözecek anahtar kişi” olarak nitelendirdiği ve hakkında kırmızı bülten çıkardığı firari şüpheli Umut Altaş, ABD’nin New York kentinde FBI ve…
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, adli makamların koordineli çalışmaları ve art arda gelen sarsıcı itiraflarla birlikte dosya tamamen bir cinayet soruşturmasına evrilmiş durumda.
Adalet Bakanlığı’nın “dosyayı çözecek anahtar kişi” olarak nitelendirdiği ve hakkında kırmızı bülten çıkardığı firari şüpheli Umut Altaş, ABD’nin New York kentinde FBI ve Interpol birimlerinin ortak çalışmasıyla gözaltına alındı.
Altaş’ın Türkiye’ye iade süreci başlatılırken, gözaltına alınmasının hemen ardından yaptığı telefon görüşmelerinde dile getirdiği iddialar adeta deprem etkisi yarattı.
Uzun süre “intihar” şüphesiyle yürütülen ve baraj gölünde arama çalışmalarıyla zaman kaybedilen dosyada, adli makamların ve yeni savcılık ekibinin 700 saatlik Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile iş yeri kamera kayıtlarını incelemesiyle süreç tamamen değişti. Yeni bulgular neticesinde dosya resmi olarak “cinayet” kapsamına alındı.
Umut Altaş’ın iddiaları ve yürütülen teknik takip doğrultusunda, Gülistan Doku’nun anne ve babasından yeni DNA örnekleri alındı. Vali korumasının aracından ve şüphelilerden elde edilecek tüm biyolojik bulgular, Doku ailesinin DNA profiliyle karşılaştırılacak.
Adalet Bakanlığı, teknik ve siber destek ekipleriyle birlikte şüphelilerin dijital materyallerini ve geçmişe dönük sim kart sinyallerini en ince ayrıntısına kadar inceliyor. Umut Altaş’ın Türkiye’ye iade edilmesiyle birlikte, iddia ettiği “kimlik değişimi” ve “cenazenin yeri” gibi kritik ithamların bizzat sorgusunda netleştirilmesi bekleniyor.
Yorum Yap