Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, Pekin’in bu saldırılardan “derin endişe” duyduğunu ifade etti. Guo, İsrail’in İran’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden bu eylemlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı ve tüm tarafları gerilimi artıracak adımlardan kaçınmaya çağırdı. Çin’in Açıklamasından Öne Çıkanlar Guo Jiakun, 16 Haziran…
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, Pekin’in bu saldırılardan “derin endişe” duyduğunu ifade etti. Guo, İsrail’in İran’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden bu eylemlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı ve tüm tarafları gerilimi artıracak adımlardan kaçınmaya çağırdı.
Çin’in Açıklamasından Öne Çıkanlar
Guo Jiakun, 16 Haziran 2025 tarihinde düzenlenen bir basın toplantısında, İsrail’in İran’daki nükleer tesisler, balistik füze tesisleri ve askeri karargahları hedef alan saldırılarının bölgesel barışı tehdit ettiğini belirtti. “Çin, İran’ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit eden her türlü eyleme ve gerilimi yükseltecek, çatışmayı genişletecek girişimlere karşıdır,” diyen Guo, bölgedeki gerilimin ani yükselişinin hiçbir tarafın çıkarına olmadığını ifade etti. Ayrıca, Çin’in gerilimin düşürülmesi için yapıcı bir rol oynamaya hazır olduğunu vurguladı.
Saldırıların Arka Planı
İsrail’in 13 Haziran 2025 tarihinde İran’a yönelik düzenlediği hava saldırıları, Tahran’da büyük yankı uyandırdı. İran medyası, saldırılarda Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları’nın üst düzey bir ismi ve iki nükleer bilimcinin hayatını kaybettiğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler’e yazdığı mektupta saldırıları “savaş ilanı” olarak nitelendirerek, BM Güvenlik Konseyi’ni acilen harekete geçmeye çağırdı. İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi ise, İsrail’in bu saldırılara “ağır bir bedel” ödeyeceğini belirtti.
Saldırıların, ABD ile İran arasında Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılması planlanan nükleer müzakerelerden yalnızca iki gün önce gerçekleşmesi, bölgedeki gerilimi daha da artırdı. Uzmanlar, bu zamanlamanın İsrail’in diplomatik süreçleri sekteye uğratma amacı taşıyabileceğini öne sürüyor.
Uluslararası Toplumun Tepkileri
Çin’in yanı sıra, Türkiye, Rusya, Ürdün, Pakistan ve Fransa gibi birçok ülke, İsrail’in saldırılarını kınadı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, saldırıları “en güçlü şekilde” kınarken, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail’in bu eylemlerinin “barbarca bir saldırganlık” olduğunu ve bölgedeki diplomatik çabalara zarar verdiğini ifade etti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırıların BM Şartı’na aykırı olduğunu belirtirken, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
ABD ise, Dışişleri Bakanı Marco Rubio aracılığıyla yaptığı açıklamada, İsrail’in saldırılarına doğrudan katılmadığını ve herhangi bir yardım sağlamadığını belirtti. Ancak, ABD’nin İsrail’in “kendini savunma” gerekçesini desteklediği biliniyor.
Çin-İran İlişkileri ve Bölgesel Dinamikler
Çin, İran ile uzun süredir stratejik bir ortaklık sürdürüyor. 2021 yılında iki ülke arasında imzalanan 25 yıllık stratejik ortaklık anlaşması, Çin’in İran’dan petrol alımı ve İran’da altyapı yatırımları yapmasını içeriyor. Bu anlaşma, ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları by-pass etme amacı taşıyor ve bölgesel dinamikleri etkileyen önemli bir faktör olarak görülüyor. Çin’in bu saldırılara verdiği tepki, hem İran ile olan yakın ilişkilerini hem de Orta Doğu’da barış ve istikrarı destekleme politikasını yansıtıyor.
İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Orta Doğu’da zaten yüksek olan gerilimi daha da tırmandırmış durumda. Çin’in bu konudaki açıklamaları, uluslararası toplumun büyük bir kısmıyla uyumlu bir şekilde, gerilimin düşürülmesi ve diplomatik çözümlerin öncelenmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak, İran’ın misilleme tehditleri ve İsrail’in “tehdit ortadan kalkana kadar” saldırılara devam edeceği yönündeki açıklamaları, bölgenin topyekûn bir çatışmaya sürüklenebileceği endişelerini artırıyor. Çin’in yapıcı rol önerisi, önümüzdeki günlerde bölgedeki diplomatik trafik açısından belirleyici olabilir.
Sessizlik Duvarı ve Nevzat Bahtiyar Bilmecesi: Narin Dosyası Gerçekten Kapandı mı?
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN TEKİNSİZ OKULLARA: DEVRİN KİNYAS KARTALLARI KİMLERDİR?
AİLEYE YÖNELİK SALDIRILAR
Amida’dan Diyarbakır’a: Bir Şehrin Taşa Yazılmış Hikâyesi
Memleketin Kalbinden Ufka Bakış: Devletin Vakarı ve Hakikat Terazisi
Yorum Yap