Gülistan Doku dosyasında yıllardır süren belirsizlik, savcılığa sunulan 40 dakikalık bir video kaydı ve beraberinde gelen kitlesel tutuklamalarla yeni bir boyuta evrildi. 2020 yılından bu yana karanlıkta kalan pek çok nokta, şüphelilerden Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın itiraflarıyla gün yüzüne çıkıyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 10’unun tutuklanmasıyla derinleşen süreçte, Sidar Altaş’ın savcılık makamına…
Gülistan Doku dosyasında yıllardır süren belirsizlik, savcılığa sunulan 40 dakikalık bir video kaydı ve beraberinde gelen kitlesel tutuklamalarla yeni bir boyuta evrildi. 2020 yılından bu yana karanlıkta kalan pek çok nokta, şüphelilerden Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın itiraflarıyla gün yüzüne çıkıyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 10’unun tutuklanmasıyla derinleşen süreçte, Sidar Altaş’ın savcılık makamına sunduğu video kaydı davanın seyrini tamamen değiştirdi. Altaş, kardeşi Umut’un kendisine anlattıklarına dayanarak, dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’i doğrudan işaret etti.
Sidar Altaş’ın ifadelerine göre olay, maktul ile Türkay Sonel arasındaki bir gebelik tartışmasından kaynaklandı:
Dosyada sadece siviller değil, kamu görevlilerinin de adı geçiyor. Sidar Altaş, Türkay Sonel’in sürekli yanında bulunan ve “Şükrü” ile “Erdoğan” isimli koruma polislerinin olayın gizlenmesinde rol oynamış olabileceğini iddia etti:
“Bu kızı kim götürdü, kim gömdü, kim sakladı? Umut’a sorduğumda ‘bilmiyorum’ dedi ama korumaların dahil olmuş olabileceğini doğruladı.”
Haberleştirilen son bilgilere göre, soruşturma bir dizi karmaşık ilişki ağını da ortaya çıkarıyor:
2026 yılı Nisan ayı itibarıyla, dosyada aralarında kamu görevlilerinin ve yakınlarının da bulunduğu 10 kişi tutuklu yargılanıyor. Savcılık, Sidar Altaş’ın bahsettiği “Şükrü” ve “Erdoğan” isimli korumaların kimliklerini ve o dönemdeki HTS kayıtlarını incelemeye alırken; mavi BMW 420 ve kayıp silahın izi sürülüyor.
Gülistan Doku’nun ailesi ve avukatları, bu yeni itirafların ardından davanın “kasten öldürme” ve “suç delillerini karartma” suçlamalarıyla ağır ceza mahkemesinde görülmesi için ek dilekçelerini sundular.
Sessizlik Duvarı ve Nevzat Bahtiyar Bilmecesi: Narin Dosyası Gerçekten Kapandı mı?
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN TEKİNSİZ OKULLARA: DEVRİN KİNYAS KARTALLARI KİMLERDİR?
AİLEYE YÖNELİK SALDIRILAR
Amida’dan Diyarbakır’a: Bir Şehrin Taşa Yazılmış Hikâyesi
Memleketin Kalbinden Ufka Bakış: Devletin Vakarı ve Hakikat Terazisi
Yorum Yap