Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rûdaw TV‘de Dilbixwîn Dara’nın sorularını yanıtlarken, PKK’nin silah bırakma süreci ve çözüm süreci hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yapıcıoğlu, PKK’nin silahsızlandırılması için olası senaryoları paylaşırken, devletin Kürt meselesine yaklaşımı konusunda da değerlendirmelerde bulundu. “PKK İçin Bir Kamp Kurulabilir, Lider Kadro Avrupa’ya Gidebilir” HÜDA PAR lideri, PKK üyelerinin…
Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rûdaw TV‘de Dilbixwîn Dara’nın sorularını yanıtlarken, PKK’nin silah bırakma süreci ve çözüm süreci hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yapıcıoğlu, PKK’nin silahsızlandırılması için olası senaryoları paylaşırken, devletin Kürt meselesine yaklaşımı konusunda da değerlendirmelerde bulundu.
HÜDA PAR lideri, PKK üyelerinin silah bırakma sürecinin nasıl ilerleyebileceği hakkında şunları söyledi:
“Muhtemelen Kürdistan Bölgesi’nde veya Irak topraklarında bir kamp kurulabilir. Kanlı eylemlere karışmamış PKK mensupları bu kampta tutulabilir, önde gelen PKK liderleri ise Avrupa ülkelerine gidebilir.”
Yapıcıoğlu, sürecin yalnızca Türkiye ve PKK arasında değil, uluslararası aktörlerin de dahil olduğu geniş çaplı bir mesele olduğunu vurguladı. ABD’nin de sürece dahil olabileceğini belirten Yapıcıoğlu, Türkiye’nin silah bırakan PKK’liler için yasal düzenlemeler yapabileceğini ifade etti.
Zekeriya Yapıcıoğlu, Abdullah Öcalan ile Türk istihbaratı arasındaki görüşmelerin yaklaşık bir yıldır sürdüğünü belirterek, çözüm sürecinin fiilen başladığını savundu:
“Bence süreç başladı. Öcalan ile devlet arasında yaklaşık bir yıldır görüşmeler yapılıyor. Görünüşe göre bir aşamaya gelindi. Ancak siyasetçilerin çoğu bu sürecin detaylarına hâkim değil.”
DEM Parti heyetinin 27 Şubat’ta İmralı’yı ziyaret edeceğini hatırlatan Yapıcıoğlu, Öcalan’ın silah bırakma çağrısı yapmasının beklendiğini söyledi.
HÜDA PAR lideri, geçmişteki çözüm sürecinde yapılan hatalara da değinerek, devletin artık PKK ile değil, doğrudan Kürt halkıyla muhatap olacağını belirtti:
“Daha önce Kürtlerin talepleri PKK üzerinden tartışıldı. Bu hata sürecin bozulmasına yol açtı. Bugün ise devlet diyor ki, ‘PKK ile muhatap olmayacağım. Kürt vatandaşların taleplerini dikkate alırım ama PKK ile pazarlık yapmam.’ Görünüşe göre PKK ve DEM de bunu kabul etti.”
Bu açıklama, hükümetin PKK ile doğrudan bir müzakere yürütmek yerine Kürt meselesine farklı bir yaklaşım geliştirdiğini gösteriyor.
PKK’nin silah bırakmasının yalnızca Türkiye’yi değil, Irak, Suriye ve İran’ı da ilgilendiren bir süreç olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, olası senaryoların bölgesel etkilerini şöyle değerlendirdi:
“Eğer silahsızlanma gerçekleşirse, bunun Irak Kürdistan Bölgesi ve Rojava üzerinde de etkisi olacak. Suriye, İran, Irak ve Türkiye bu süreçten doğrudan etkilenecek. Dolayısıyla mesele sadece Türkiye’nin meselesi değil.”
HÜDA PAR lideri, PKK’nın silah bırakması durumunda, bazı Avrupa ülkelerinin örgütün lider kadrosunu kabul edebileceğini belirtti.
Hükümetin, PKK’nın silah bırakması karşılığında Kürtlere hangi hakları tanıyacağına dair net bir yol haritası açıklamadığını dile getiren Yapıcıoğlu, hükümetin “Ne gerekiyorsa yapacağız” mesajı verdiğini ancak detayların belirsiz olduğunu ifade etti.
“Hükümetin ne gibi adımlar atacağı belli değil. Ancak bana göre, birçok alanda adım atılacak. Fakat bu adımların ne olduğunu şu an kimse bilmiyor.”
Yapıcıoğlu’na, HÜDA PAR’ın Gazze için büyük mitingler düzenlerken, Rojava’daki Kürtler için neden benzer bir tutum sergilemediği de soruldu.
“Rojava ile Filistin kıyaslanamaz. Gazze’de 85 bin ton bomba atıldı, 200 bin insan hayatını kaybetti veya yaralandı. Bu vahşetin dünyada örneği yok. Biz her mazlumu destekleriz, ama Rojava’daki durum Gazze’den farklı.”
Yapıcıoğlu, PYD’nin kontrolü ele geçirdiği dönemde binlerce Kürt’ün Rojava’dan göç etmek zorunda kaldığını belirterek, HÜDA PAR’ın Kürtlere destek verdiğini ancak sürecin farklı dinamiklere sahip olduğunu savundu.
Türkiye’deki Kürtlerin büyük bir bölümünün bağımsız bir devlet kurmak yerine eşit yurttaşlık temelinde birlikte yaşamı tercih ettiğini ifade eden Yapıcıoğlu, Kürtlerin tarih boyunca Türkiye’nin bir parçası olduğunu vurguladı:
“Kürtler ve Türkler yüzyıllardır birlikte yaşıyor. Kürtler de bu devletin sahibidir. Türkiye’deki Kürtlerin %90’ı bağımsızlık istemiyor, eşit ve onurlu bir yaşam istiyor.”
Zekeriya Yapıcıoğlu’nun açıklamaları, çözüm sürecinin yeniden başladığı ve PKK’nin silah bırakma aşamasına geldiği yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Ancak hükümetin atacağı adımlar ve sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda halen belirsizlik devam ediyor.
Sessizlik Duvarı ve Nevzat Bahtiyar Bilmecesi: Narin Dosyası Gerçekten Kapandı mı?
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN TEKİNSİZ OKULLARA: DEVRİN KİNYAS KARTALLARI KİMLERDİR?
AİLEYE YÖNELİK SALDIRILAR
Amida’dan Diyarbakır’a: Bir Şehrin Taşa Yazılmış Hikâyesi
Memleketin Kalbinden Ufka Bakış: Devletin Vakarı ve Hakikat Terazisi
Yorum Yap