Zeytinburnu sahilinde anne ve kızının cansız bedenlerinin bulunmasıyla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan resmi açıklama geldi. Bakanlık, olayla ilgili kamuoyunda yer alan iddialara yanıt vererek sürecin detaylarını paylaÅŸtı. İstanbul Zeytinburnu sahilinde bir anne ve kızının cansız bedenlerinin bulunması infial yaratırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı konuya iliÅŸkin bir basın açıklaması yayımladı. Bakanlık, çocuÄŸun korunması…
Zeytinburnu sahilinde anne ve kızının cansız bedenlerinin bulunmasıyla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan resmi açıklama geldi. Bakanlık, olayla ilgili kamuoyunda yer alan iddialara yanıt vererek sürecin detaylarını paylaştı.
İstanbul Zeytinburnu sahilinde bir anne ve kızının cansız bedenlerinin bulunması infial yaratırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı konuya ilişkin bir basın açıklaması yayımladı. Bakanlık, çocuğun korunması için verilen tüm çabalara ve koruma kararlarına rağmen, annenin reddedici tutumu nedeniyle acı olayın önüne geçilemediğini belirtti.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, öz babasının istismarına uÄŸradığı iddia edilen çocuk hakkında daha önce İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi tarafından “SaÄŸlık ve Danışmanlık Tedbiri” uygulandığı hatırlatıldı. Ancak tedavi sürecinin annenin iÅŸ birliÄŸine yanaÅŸmaması nedeniyle sekteye uÄŸradığı ifade edildi.
13 Åžubat 2026 tarihinde çocuÄŸun bir vakıf hastanesine yatırıldığı, uzmanların “yatarak psikiyatrik tedavi” görmesi gerektiÄŸi yönündeki raporlarına raÄŸmen annenin bu sevki ve önerilen tedavileri kabul etmediÄŸi bildirildi.
ÇocuÄŸun hayati riskinin devam etmesi üzerine, Bakanlık tarafından 2 Mart 2026 tarihinde “acil koruma kararı” çıkartıldı. Kararın ardından yetkililer aynı gün belirtilen adrese gitti ancak kimseye ulaşılamadı. Aynı günün akÅŸam saatlerinde ise anne ve çocuÄŸun hayatını kaybettiÄŸi bilgisi yetkililere ulaÅŸtı.
Bakanlık, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluÅŸları tarafından ortaya atılan “Bakanlık anne ile çocuÄŸu ayırmaya çalışıyor” ÅŸeklindeki iddiaları sert bir dille yalanladı. Bu tür haberlerin gerçeÄŸi yansıtmadığını ve sorumsuzluk olduÄŸunu belirten açıklamada ÅŸu ifadelere yer verildi:
“ÇocuÄŸun üstün yararı doÄŸrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluÅŸturacak ÅŸekilde sunulması kabul edilemez. Bu üzücü olay vesilesiyle tüm medya mensuplarını ve STK’ları hassas davranmaya davet ediyoruz.”
Yaşanan elim olayla ilgili adli makamlarca başlatılan soruşturma titizlikle devam ediyor.

Yorum Yap