Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Milli Mücadele döneminin ünlü ve maceralı casusu olarak bilinen Ahmet Esat Tomruk, namıdiğer “İngiliz Kemal” hakkındaki 1940 tarihli gizli bir istihbarat raporunu yayımlayarak, istihbarat tarihine dair çarpıcı bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. MAH (Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti) tarafından hazırlanan bu belge, bir dönemin ulusal kahramanını, ilerleyen yıllarda “sarhoş, kumarbaz ve güvenilmez”…
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Milli Mücadele döneminin ünlü ve maceralı casusu olarak bilinen Ahmet Esat Tomruk, namıdiğer “İngiliz Kemal” hakkındaki 1940 tarihli gizli bir istihbarat raporunu yayımlayarak, istihbarat tarihine dair çarpıcı bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. MAH (Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti) tarafından hazırlanan bu belge, bir dönemin ulusal kahramanını, ilerleyen yıllarda “sarhoş, kumarbaz ve güvenilmez” olarak nitelendiriyor.
1892 İstanbul doğumlu olan Ahmet Esat Tomruk, Galatasaray Lisesi ve İngiltere’deki Navy College’de eğitim gördü. Mükemmel İngilizcesi ve boks yeteneği sayesinde kısa sürede dikkat çekti.
26 Aralık 1940 tarihli MAH raporu, Milli Mücadele’den yıllar sonra, II. Dünya Savaşı atmosferinde, casusluk faaliyetlerine devam eden Tomruk’a dair devletin bakış açısındaki dramatik değişimi gösteriyor:
| Raporun Odak Noktası | MAH’ın Değerlendirmesi |
| Güvenilirlik | “Samimi ve dürüst bir karakter taşımadığı sonucuna varıldığı için alaka kesilmiştir.” |
| Bilgi Kalitesi | “Verdiği haberler… ekseriya ağız havadislerinden ibaret olup… kıymetsiz malumatlar vermektedir.” |
| Özel Yaşam | “Sarhoş ve kumarbaz olduğu da öğrenilen bu adamdan istifade melhuz olmadığı gibi verdiği… haberler de itimada layık olmaktan uzaktır.” |
| İstihbarat Bağları | İngiliz İstihbaratı’ndan yüz bulamayınca, Alman istihbaratı ile temasa geçmek üzere çalıştığı duyulmuştur. |
| Güncel Durumu | Raporda halen Bulgarlarla temas ettiği ve bir İngiliz kadınla metres hayatı yaşadığı iddia edilmektedir. |
MİT’in yayımladığı bu gizli belge, Milli Mücadele’nin cesur istihbaratçısı ile 1940’ların güvenilmez, maceraperest casusu arasında keskin bir karşıtlık sunuyor. Bu durum, Ahmet Esat Tomruk’un hayatının ilerleyen dönemlerinde, kişisel zaafları ya da değişen jeopolitik dengeler nedeniyle devletin gözünden düştüğünü veya casusluk metodlarının yetersiz kaldığını işaret ediyor olabilir.
Bu yeni arşiv belgesi, adına efsaneler yazılan bir ismin, resmi devlet kayıtlarında ne kadar farklı bir şekilde yer alabildiğini gözler önüne sererek Türkiye’nin istihbarat tarihi tartışmalarına yeni bir boyut katmıştır.

Yorum Yap