İzmir Karşıyaka’da faaliyet gösteren bir dernek çatısı altında yaşanan dehşet verici iddialar, Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Gazeteci İsmail Saymaz’ın ortaya çıkardığı skandal, dini duyguların istismar edilerek sistematik bir taciz mekanizmasına dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde 2006 yılında kurulan Yardım ve Hizmet Gönüllüleri Derneği, bugün yardımlarla değil, kan donduran cinsel istismar iddialarıyla anılıyor….
İzmir Karşıyaka’da faaliyet gösteren bir dernek çatısı altında yaşanan dehşet verici iddialar, Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Gazeteci İsmail Saymaz’ın ortaya çıkardığı skandal, dini duyguların istismar edilerek sistematik bir taciz mekanizmasına dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde 2006 yılında kurulan Yardım ve Hizmet Gönüllüleri Derneği, bugün yardımlarla değil, kan donduran cinsel istismar iddialarıyla anılıyor. Derneğin 71 yaşındaki başkanı A.Ç., müritlerine yönelik “manevi arınma” adı altında cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyor.
Ortaya çıkan belgelere ve ifadelere göre A.Ç., dernek bünyesindeki kadınlara “bade” adını verdiği bir yöntemle yaklaştı. İddiaya göre zanlı, bu yöntemi “ruhani bir bağ” ve “manevi bir mertebe” olarak pazarlayarak, kendisine biat eden kadınları cinsel ilişkiye zorladı veya taciz etti.
Gazeteci İsmail Saymaz’ın Halk TV’deki köşe yazısıyla detaylandırdığı olayda, sessizliğini bozan 8 kadın yargıya başvurdu. Şikayetçiler arasında, olayların yaşandığı dönemde reşit olmayan bir genç kızın da bulunması, skandalın boyutunu daha da ağırlaştırdı. Mağdurlar, A.Ç.’nin dini duyguları kullanarak kendilerini baskı altına aldığını ifade etti.
Söz konusu derneğin, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen cemaatle bağlantılı olduğu ileri sürülüyor. Derneğin kuruluşundan bu yana cemaat hiyerarşisi içinde faaliyet gösterdiği iddia edilirken, yaşananların bir “tarikat içi istismar” vakası olduğu üzerinde duruluyor.
71 yaşındaki A.Ç. hakkındaki ağır suçlamalar sonrası başlatılan soruşturma devam ediyor. Kamuoyu, dini vakıf ve derneklerin denetimi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendiren bu davanın sonucunu bekliyor.
Maalesef bu tür yapıların hiyerarşisi tam da anlatıldığı gibi işliyor. Lideri peygamberden üstün gören, her hatayı bir 'imtihan' veya 'tövbe' meselesiyle kapatmaya çalışan bir sistem var. Dışarıdan bakınca her şey yolundaymış gibi görünse de içerideki çürüme artık saklanamaz boyuta gelmiş. İnsanların hala eşlerini, çocuklarını buralara emanet etmesi ise gerçekten akıl tutulması."
30 Mart 2026
NİSAN 2026 GÜNDEMİ
DÜNYA FİNANSAL DİJİTAL KIYAMETİN EŞİĞİNDE: 2026 SAVAŞLARI VE BÜYÜK FİNANSAL SİBER SOYGUN HARİTASI
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN TEKİNSİZ OKULLARA: DEVRİN KİNYAS KARTALLARI KİMLERDİR?
AİLEYE YÖNELİK SALDIRILAR
Yorum Yap