Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı işgücü istatistiklerini yayımladı. Dar tanımlı işsizlik oranı %8,3 ile son 21 yılın en düşük seviyesine gerilerken, işgücünden kaçış ve geniş tanımlı işsizlikteki (atıl işgücü) sert yükseliş ekonomik tablonun kırılganlığını ortaya koydu. İşsiz Sayısı 3 Milyonun Altına İndi 2025 yılında işsizlik cephesinde “kağıt üstünde” iyimser bir tablo oluştu. 15 yaş…
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı işgücü istatistiklerini yayımladı. Dar tanımlı işsizlik oranı %8,3 ile son 21 yılın en düşük seviyesine gerilerken, işgücünden kaçış ve geniş tanımlı işsizlikteki (atıl işgücü) sert yükseliş ekonomik tablonun kırılganlığını ortaya koydu.
2025 yılında işsizlik cephesinde “kağıt üstünde” iyimser bir tablo oluştu. 15 yaş ve üzeri işsiz sayısı, bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişiye geriledi. Bu düşüşle birlikte işsizlik oranı 0,4 puanlık azalışla %8,3 olarak kaydedildi. Ancak bu düşüşün arkasındaki ana etkenin yeni istihdam yaratılması değil, işgücüne katılımın azalması olduğu görüldü.
Verilerin en dikkat çekici kısmı istihdam ve işgücü sayılarındaki gerileme oldu. İşsizlik düşerken istihdam edilenlerin sayısı da 54 bin kişi azalarak 32 milyon 566 bine düştü.
Ekonomistlerin “gerçek işsizlik” olarak nitelendirdiği zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı, tam 3 puanlık sıçramayla %29,7‘ye yükseldi. Bu veri, her 10 kişiden yaklaşık 3’ünün çalışma hayatında tam kapasiteyle yer alamadığını gösteriyor.
İstihdamın sektörel dağılımı, Türkiye ekonomisindeki yapısal değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Hizmet sektörü büyümeye devam ederken, üretimin kalbi olan sanayi ve tarımda kan kaybı yaşandı:
| Sektör | Değişim (Kişi) | Toplam Pay |
| Hizmet | +318.000 | %59,0 |
| İnşaat | +62.000 | %6,8 |
| Sanayi | -168.000 | %20,2 |
| Tarım | -267.000 | %14,0 |
Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı %15,3’e gerilese de cinsiyetler arasındaki uçurum derinliğini koruyor. Genç erkeklerde işsizlik %11,7 iken, genç kadınlarda bu oran %22,1 ile alarm vermeye devam ediyor.
İller bazında bakıldığında Türkiye’nin iki ucu arasındaki fark dikkat çekiyor:
Analiz: 2025 verileri, dar tanımlı işsizlikteki düşüşün bir “başarı” hikayesinden ziyade, işgücü piyasasından çekilenlerin yarattığı istatistiksel bir sonuç olduğunu gösteriyor. Özellikle sanayi ve tarımdaki istihdam kaybı ile %29,7’lik atıl işgücü oranı, önümüzdeki dönemde üretim ve gelir adaleti konusunda yeni zorlukların habercisi niteliğinde.
Yorum Yap