Ortadoğu, tarihinin en büyük ve en tehlikeli çatışma süreçlerinden birine girmiş durumda. İran, dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in ortak operasyonuyla öldürülmesinin ardından bugün bölge genelindeki İsrail ve ABD hedeflerine yönelik devasa bir “misilleme dalgası” başlattı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), “tarihin en şiddetli taarruzu” olarak nitelendirdiği operasyonla, 1 Mart 2026 sabahı erken…
Ortadoğu, tarihinin en büyük ve en tehlikeli çatışma süreçlerinden birine girmiş durumda. İran, dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in ortak operasyonuyla öldürülmesinin ardından bugün bölge genelindeki İsrail ve ABD hedeflerine yönelik devasa bir “misilleme dalgası” başlattı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), “tarihin en şiddetli taarruzu” olarak nitelendirdiği operasyonla, 1 Mart 2026 sabahı erken saatlerden itibaren İsrail ve bölgedeki tüm ABD üslerini hedef alan yüzlerce füze ve kamikaze İHA fırlattı.
İran’ın başlattığı yeni dalga, yalnızca İsrail’i değil, ABD’nin bölgedeki tüm askeri varlığını hedef alıyor:
Bu devasa saldırı dalgasının arkasında, 28 Şubat sabahı gerçekleştirilen “operasyonel suikast” yatıyor. İran devlet medyası, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney‘in Tahran’daki konutuna düzenlenen ABD-İsrail ortak hava saldırısında öldüğünü resmen doğruladı. Bu olay, 1979 devriminden bu yana İran rejimine vurulan en büyük darbe olarak kabul ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, operasyonu “Operation Epic Fury” (Destansı Öfke) olarak adlandırırken, İsrail ise “Roaring Lion” (Kükreyen Aslan) adını verdi. Trump, amacın İran halkını özgürleştirmek ve rejimi devirmek olduğunu iddia ederek operasyonların hafta boyu süreceği sinyalini verdi.
Çatışmaların bedelini her zamanki gibi siviller ödüyor:
Uzmanlar, İran’ın bu saldırısının yalnızca bir başlangıç olabileceği ve Lübnan Hizbullahı, Yemen’deki Husiler ile Irak’taki milis grupların da devreye girmesiyle “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın fiilen başladığı uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, taraflara “uçurumun kenarından dönme” çağrısı yapsa da sahadaki askeri hareketlilik diplomasiye alan bırakmıyor.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap