İsrail ile İran arasındaki gerilim, askeri operasyonların ötesine geçerek bir istihbarat ve propaganda savaşına dönüştü. İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad, İran halkını doğrudan hedef alan bir kampanya başlatarak, rejime karşı veri paylaşımı çağrısında bulundu. Telegram Üzerinden “Yüksek Güvenlikli” Kanal Mossad’ın Farsça yayın yapan resmi Telegram kanalı üzerinden paylaşılan mesajda, İran vatandaşlarından rejimle mücadele kapsamında fotoğraf…
İsrail ile İran arasındaki gerilim, askeri operasyonların ötesine geçerek bir istihbarat ve propaganda savaşına dönüştü. İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad, İran halkını doğrudan hedef alan bir kampanya başlatarak, rejime karşı veri paylaşımı çağrısında bulundu.
Mossad’ın Farsça yayın yapan resmi Telegram kanalı üzerinden paylaşılan mesajda, İran vatandaşlarından rejimle mücadele kapsamında fotoğraf ve video paylaşmaları istendi. Paylaşımda, bu amaç doğrultusunda “yüksek güvenlikli bir iletişim kanalı” kurulduğu vurgulanırken şu ifadelere yer verildi:
“Birlikte İran’ı eski görkemli günlerine döndüreceğiz. Sizin için özel olarak yüksek güvenlikli bir Telegram kanalı açtık.”
Bu hamle, İsrail’in İran içerisindeki yerel kaynaklardan ve sivil ağlardan faydalanma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik devam ederken, İsrail basını dikkat çekici bir iddiayı gündeme taşıdı. Haberlerde, İran’a yönelik gerçekleştirilen operasyonların yalnızca İsrail değil, İsrail ve ABD tarafından ortaklaşa planlanıp yürütüldüğü kaydedildi. Bu durum, Washington’un bölgedeki çatışma sürecine doğrudan dahil olduğu yönündeki yorumları güçlendirdi.
Sürecin askeri kanadında ise İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran’a yönelik kapsamlı bir “önleyici saldırı” başlattıklarını duyurdu. Katz’ın açıklamasıyla eş zamanlı olarak, muhtemel bir misilleme veya çatışma riskine karşı İsrail genelinde “olağanüstü hal” ilan edildiği bildirildi.
Ortadoğu’da tansiyonun zirve yaptığı bu günlerde, Mossad’ın dijital platformlar üzerinden İran halkına yaptığı bu doğrudan çağrı, sahadaki askeri harekat kadar etkili bir psikolojik operasyon hamlesi olarak görülüyor.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap