NASA, Artemis II göreviyle derin uzay keşiflerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Şubat 2026’da fırlatılması planlanan dev roket, dört astronotu Ay’ın karanlık yüzüne ve ötesine taşıyacak. FLORIDA – İnsanlık için “dev bir adım” daha atılmak üzere. 1972 yılındaki Apollo görevinden bu yana ilk kez insanlar Dünya yörüngesini terk ederek Ay’a doğru yola çıkıyor. NASA’nın merakla beklenen…
NASA, Artemis II göreviyle derin uzay keşiflerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Şubat 2026’da fırlatılması planlanan dev roket, dört astronotu Ay’ın karanlık yüzüne ve ötesine taşıyacak.
FLORIDA – İnsanlık için “dev bir adım” daha atılmak üzere. 1972 yılındaki Apollo görevinden bu yana ilk kez insanlar Dünya yörüngesini terk ederek Ay’a doğru yola çıkıyor. NASA’nın merakla beklenen Artemis II görevi, Şubat 2026’da Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden start alacak.
NASA’nın en güçlü roketi olan Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) ve Orion uzay aracı, 5 veya 6 Şubat 2026 tarihlerinde fırlatılacak. Yaklaşık 10 gün sürecek olan bu tarihi yolculukta astronotlar, Ay yüzeyine iniş yapmasa da Ay’ın etrafında tur atarak derin uzayın kapılarını aralayacaklar.
Artemis II, sadece bir teknik test değil, aynı zamanda uzay tarihinde temsil gücü yüksek bir dönüm noktası. Dört kişilik ekipte yer alan isimler şunlar:
Görevin en heyecan verici ve bir o kadar da gerilimli anı, uzay aracının Ay’ın arka yüzüne geçmesiyle yaşanacak. Bu süreçte Dünya ile her türlü iletişim 45 dakika boyunca kesilecek. Güvenlik ise en üst düzeyde tutuluyor. “Serbest dönüş yörüngesi” adı verilen rota sayesinde, motorda bir arıza olsa dahi Ay’ın yerçekimi Orion’u bir sapan gibi fırlatarak güvenli bir şekilde Dünya’ya geri getirecek.
Artemis II, insan sağlığının sınırlarını da test edecek. Uzay radyasyonunun etkilerini ölçmek için astronotlar yanlarında “organ çipleri” taşıyacak. AVATAR ve ARCHeR isimli bu deneyler, insan kemik iliği ve dokularının derin uzay koşullarında nasıl tepki verdiğini inceleyecek. Bu veriler, gelecekteki Mars yolculukları ve Ay üsleri için hayati önem taşıyor.
Peygamberlerin Bile Çaresiz Kaldığı Lanet: Ortadoğu’nun Kırılmayan Çarkı
Çözüm Arayışları ve Devlet Aklı: Tarihsel Bir Perspektif
Ben u Sen (Ben ve Sen) Burcu’nun hikayesi
Bursaspor’un Örünü Olan İnegölspor: Futbol Sahası Değil, Milliyetçilik Alanı
Cihat TOPRAK: Diyarbakır’ın Gerçek “Yerlisi” Kimdir?
Yorum Yap