Teknolojinin ve belediyeciliğin çağ atladığı iddia edilen 2026 yılında, Diyarbakır’ın kalbi Sur’da insanlık onurunu zedeleyen görüntüler yaşanıyor. Bir haftadır muslukların akmadığı ilçede vatandaş, elinde bidonlarla cami avlularında su nöbeti tutuyor. Diyarbakır’ın tarihi ve turistik merkezi Sur ilçesi, tam 7 gündür susuzlukla boğuşuyor. DİSKİ (Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi) ve Büyükşehir Belediyesi’nin sessizliğe gömüldüğü ilçede, temel…
Teknolojinin ve belediyeciliğin çağ atladığı iddia edilen 2026 yılında, Diyarbakır’ın kalbi Sur’da insanlık onurunu zedeleyen görüntüler yaşanıyor. Bir haftadır muslukların akmadığı ilçede vatandaş, elinde bidonlarla cami avlularında su nöbeti tutuyor.
Diyarbakır’ın tarihi ve turistik merkezi Sur ilçesi, tam 7 gündür susuzlukla boğuşuyor. DİSKİ (Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi) ve Büyükşehir Belediyesi’nin sessizliğe gömüldüğü ilçede, temel yaşam hakkı olan suya erişim tam anlamıyla bir çileye dönüşmüş durumda.
Tarihi Ulu Cami, bugünlerde maneviyattan çok, vatandaşın hayatta kalma mücadelesine sahne oluyor. Evinde bir damla suyu olmayan ilçe sakinleri, ellerinde plastik bidonlar ve damacanalarla cami şadırvanlarına akın ediyor.
2026 Türkiye’sinde, şehrin göbeğinde yaşanan bu görüntüler, yerel yönetimlerin altyapı konusundaki acziyetini gözler önüne seriyor. Turizmin göz bebeği olan bir ilçenin, en temel hijyen ve yaşam kaynağından mahrum bırakılması “yönetim skandalı” olarak yorumlanıyor.
Mahalle muhtarları, yaşanan duruma ve yetkililerin duyarsızlığına isyan bayrağını açtı. Vatandaşın tepkisini göğüslemekten yorulan muhtarlar, durumu şu çarpıcı sözlerle özetledi:
“Takvimler 2026’yı gösteriyor ama biz Sur’da 90’lı yılları yaşıyoruz. O dönemin yokluklarına, o dönemin çaresizliğine geri döndük. Bu çağda insanları bidonla su taşımaya mahkum etmek, izahı olmayan bir ayıptır.”
Bir haftadır süren kesintinin nedeni hakkında tatmin edici bir açıklama yapılmazken, vatandaşlar ve esnaf soruyor:
Sorumluları göreve davet ediyoruz: Diyarbakır halkı, “vizyon projeler” masalları dinlemek değil, musluğundan temiz su aktığını görmek istiyor. Bu mağduriyet derhal giderilmeli, Sur halkından özür dilenmelidir.
Yorum Yap