Diyarbakır’da yaşanan bu sarsıcı olay, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ne kadar ağır boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. 58 yaşındaki M.Z.B.’nin, ayrıldığı eşi F.D.’ye yönelik gerçekleştirdiği vahşi saldırının detayları, hem adli makamlara hem de kamuoyu vicdanına yansıdı. Diyarbakır’da yaşayan 40 yaşındaki 2 çocuk annesi F.D., boşandığı eski eşi M.Z.B. (58) tarafından sokak ortasında…
Diyarbakır’da yaşanan bu sarsıcı olay, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ne kadar ağır boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. 58 yaşındaki M.Z.B.’nin, ayrıldığı eşi F.D.’ye yönelik gerçekleştirdiği vahşi saldırının detayları, hem adli makamlara hem de kamuoyu vicdanına yansıdı.
Diyarbakır’da yaşayan 40 yaşındaki 2 çocuk annesi F.D., boşandığı eski eşi M.Z.B. (58) tarafından sokak ortasında pusuya düşürüldü. Cani saldırgan, yanındaki bıçakla eski eşini vücudunun farklı yerlerinden tam 30 kez bıçaklayarak ağır yaraladı. Çevredeki vatandaşların müdahalesi ve sağlık ekiplerinin hızlı intikaliyle hayata tutunan F.D., hastanede verdiği yaşam mücadelesini kazanırken, saldırgan koca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olay günü, eski eşinin güzergahını takip eden M.Z.B., planlı bir şekilde pusu kurdu. Sokakta karşı karşıya kaldığı F.D.’ye hiçbir açıklama yapmadan saldıran zanlı, talihsiz kadını defalarca bıçakladı. Çığlıklar üzerine olay yerine koşan mahalle sakinleri, saldırganı etkisiz hale getirmeye çalışırken; M.Z.B. olay yerinden kaçmaya çalışsa da kısa sürede emniyet güçleri tarafından yakalandı.
Gözaltına alınan M.Z.B., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan tutuklandı. Zanlının daha önce de F.D.’yi tehdit ettiği ve aralarında husumet bulunduğu öğrenildi.
Hastaneden taburcu edilen ancak vücudundaki yaraların izlerini ve psikolojik travmasını derinden hisseden F.D., yetkililere seslenerek koruma talebinde bulundu. İki çocuğuyla birlikte hayata tutunmaya çalışan acılı anne, şu ifadeleri kullandı:
“30 yerimden bıçaklandım, mucize eseri hayattayım. Ama o adamın cezaevinden çıkması ya da yakınlarının bana ulaşması halinde can güvenliğim yok. Sadece adalet değil, gerçek bir koruma istiyorum. Çocuklarımın gözü önünde ölmek istemiyorum.”
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin de yakından takip ettiği davada, F.D.’nin avukatları saldırının “tasarlayarak öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kamuoyu, bu vahşetin sorumlusunun hak ettiği en ağır cezayı almasını bekliyor.
Yorum Yap