Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İBB’ye yönelik operasyon üzerinden CHP’yi eleştirerek, “Güya her işlerinde şeffaf olacaklardı. Gördük ki; bantçı olup çıkmışlar” dedi. Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında CHP ve lideri Özgür Özel’e yüklendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk operasyonuna göndermede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk demokrasisinin kalitesini düşüren temel sorunlardan biri toksik muhalefet anlayışıdır” diye konuştu. CHP lideri…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İBB’ye yönelik operasyon üzerinden CHP’yi eleştirerek, “Güya her işlerinde şeffaf olacaklardı. Gördük ki; bantçı olup çıkmışlar” dedi.
Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında CHP ve lideri Özgür Özel’e yüklendi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk operasyonuna göndermede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk demokrasisinin kalitesini düşüren temel sorunlardan biri toksik muhalefet anlayışıdır” diye konuştu.
CHP lideri Özgür Özel için, “Kendi partisini ahtapot gibi saran sahtekarları demokrasi kahramanı ilan ediyor” diyen Erdoğan, “Cumhurbaşkanı adaylığı peşinde koşmaya başlamış. Bunun nefesi 2028’e kadar yetecek mi, hep birlikte izleyip göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Erdoğan;
“Siyasi beleşçilik ülkemizdeki muhalefetin tarzıdır, işidir. Bunlar, ülkeleri, milletleri, şehirleri için hiçbir hayalleri, vizyonları, programları, projeleri olmadığı halde her seçimde iktidara gelme hevesine kapılırlar. Son örneğini 2023 seçimlerinin ardından gördüğümüz üzre, sandıktan, seçmenden tokadı yiyince de başlarlar millete hakaret etmeye, milleti aşağılamaya, milleti suçlamaya. Kendilerinin, içinde hiçbir şey olmayan boş çuval gibi ayakta durmalarının mümkün olmadığını görmek, kabullenmek istemezler.
Türk demokrasisisin kalitesini düşüren temel sorunlardan biri, daha önce de söylediğim gibi toksik muhalefet anlayışıdır. CHP Meclis’teki sandalye sayısına göre, ülkenin en büyük muhalefet partisidir. Toplumun siyaset kurumuna güveninin artırılmasından en az iktidar partisi, en az bizim kadar onlar da sorumlu. Ama CHP’nin başındaki zata bakıyorsunuz; FETÖ’cülerin üfürükleri ve üçüncü sınıf sokak dedikodularıyla siyaset yaptığını sanıyor. Liseli gençlerimizi kullandırtmadığı için Milli Eğiti Bakanımıza, ekonomimize yönelik oyunlarını bozduğu için Hazine ve Maliye Bakanımıza, yalanlarını yüzlerine vurduğu için İçişleri Bakanımıza, yolsuzluk iddialarının üzerine korkusuzca gittikleri için yargı mensuplarımıza, sokak terörüne izin vermedikleri için emniyet güçlerimize saldırarak ucuz yollardan gündeme gelmeye çalışıyor.
Batıdaki hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük operasyonlarına alkış tutarken, kendi partisini ahtapot gibi saran rüşvetçileri, arsızları, sahtekârları demokrasi kahramanı ilan ediyor. Sadece kendisini değil, partisini ve ülkesini de utandırıyor. Ettiği lafların içi tamamen boş. Nezaket deseniz hak getire, üslup deseniz neye benzetsek ona haksızlık edeceğimiz derecede berbat. Buradan şahsımız, kabine üyelerimiz ve çalışma arkadaşlarımıza yaptığı hakaretleri, kullandığı çirkin ve seviyesiz ifadeleri CHP Genel Başkanı ve şürekasına misliyle iade ediyorum. Kusura bakmasın, biz ne kimseye edepsizlik ederiz, ne de yol ve dava arkadaşlarımıza edepsizlik yapılmasına sessiz kalırız.
Sayın Özel, aklınca bize meydan okuyor. Ya insan önce bir aynaya bakar, insan önce kendini bir ölçer, tartar, sigaya çeker. Senin siyaset seviyen, bırakınız bizi, herhangi bir şehrimizin herhangi bir mahallesindeki parti temsilcilerimizin bile fersah fersah gerisinde.
Bir de kalkmış, bu perişan haliyle Cumhurbaşkanlığı adaylığı peşinde koşmaya başlamış. Ondan önceki de aynı hevesle kurmadık masa, çalmadık kapı, basmadık düğme, önünde eğilip bükülmedik terör örgütü bırakmamıştı. Ama sonuç ortada. Cumhurbaşkanı olacaktı, şaibeli bir şekilde tarih oldu. Şimdi ne kapısını çalan ne de halini, hatırını soran var. Bunun nefesi 2028’e kadar yetecek mi? Hep birlikte izleyip göreceğiz. Eskiler, ‘Keçiyi yardan uçuran bir tutam otmuş’ derler. Bakalım Cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP’li siyaset girdabında telef olup gidecek.
Bizim milletimize kazandırdığımız binlerce hizmetten herhangi birinin zekatı, bu kişinin ömrü boyunca yaptığı siyasetle elde ettiği neticeleri 10’a, 100’e, 1000’e katlar. CHP Genel Başkanı, önce bir mahalle temsilcimizin siyaset kalibresine çıksın, ondan sonra ne diyor diye kulak kabartırız. Girdiği bu yanlış yolda ısrar ederse, kendisini muhatap almayız. Hatalarından dönene, kendisine biraz çeki düzen verene kadar bu şahsı, kendi partisindeki ayak oyunlarıyla oyalanmaya, edep ve adap yoksunu üslubunun içinde debelenmeye mahkûm ediyoruz.
Unutmayın, izahı olmayanın mizahı olur diye meşhur bir söz vardır. CHP’de olup bitenleri başka türlü anlamlandırmak mümkün değil. Güya her işlerinde şeffaf olacaklardı. Ama gördük ki; bantçı olup çıkmışlar. Biz, siyasi rakibimiz olarak giderek dibe batan CHP’den şikayetçi değiliz. Bugün dediğini yarın tevil eden, sürekli tekzip yiyen, yalanlanan bir CHP Genel Başkanı bizim işimize gelir. Biz, sadece CHP’ye umut bağlamış insanlarımız adına üzülüyoruz. Karşımızda demokratik bir ülkeye yakışır bir üsluba ve ahlaka sahip muhalefet olmadığı için sözümüzü doğrudan milletimize söylüyoruz. “
TÜRK’ÜN CANI NEDEN HEP DİPNOTTA?
MAKRO YAPILARDAN MİKRO HÜCRELERE ÇATIŞMANIN DİYALEKTİĞİ
DARBEYİ BASTIRDIK, AHBAP–ÇAVUŞ DÜZENİNİ BASTIRAMADIK!
TARİH, TÖREN DEKORU DEĞİLDİR: MEHTER HAMASETİ, KURTULUŞ SAVAŞI HAFIZASI VE DEVLET AKLININ AĞIR İMTİHANI
Zorunlu Göçün Gölgesinde Diyarbakır: Kimlik, Mekân ve Toplumsal Travmanın Sosyolojisi
Yorum Yap