Yargıtay, kaçak elektrik kullanımına ilişkin davalarda milyonlarca aboneyi yakından ilgilendiren, emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, Şanlıurfa’da kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla hakkında işlem yapılan bir vatandaşın davasında, ispat yükünün tüketiciye değil, iddiayı ortaya atan elektrik dağıtım şirketine ait olduğuna hükmetti. Bu kararla birlikte, yerel mahkemenin “tüketici suçsuzluğunu ispatlamak zorundadır” yönündeki kararı usul ve…
Yargıtay, kaçak elektrik kullanımına ilişkin davalarda milyonlarca aboneyi yakından ilgilendiren, emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, Şanlıurfa’da kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla hakkında işlem yapılan bir vatandaşın davasında, ispat yükünün tüketiciye değil, iddiayı ortaya atan elektrik dağıtım şirketine ait olduğuna hükmetti. Bu kararla birlikte, yerel mahkemenin “tüketici suçsuzluğunu ispatlamak zorundadır” yönündeki kararı usul ve kanuna aykırı bulunarak bozuldu.
NTV’de yer alan habere göre, Türkiye’de sıkça karşılaşılan kaçak elektrik davalarında yeni bir dönem başlıyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin aldığı bu karar, usulsüz borçlandırmalara karşı tüketiciyi koruyan önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.
Süreç, Şanlıurfa’da yaşayan Mustafa Arslantatar isimli vatandaşın, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) tarafından adına abonelik olmamasına rağmen “kaçak elektrik kullandığı” gerekçesiyle hakkında iki ayrı tutanak düzenlenmesiyle başladı. Şirket, Arslantatar’dan 20 bin TL’lik bir borç talep etti.
Vatandaş, borcu kabul etmeyerek konuyu yargıya taşıdı ve borcun iptali için menfi tespit davası açtı. Ancak davaya bakan Viranşehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, “kaçak kullanım olmadığını davacının ispatlaması gerektiği” yönünde hatalı bir değerlendirme ile davayı reddederek, ispat yükünü tüketiciye yükledi.
Yerel mahkemenin kararının ardından Adalet Bakanlığı, kararın “kanun yararına bozulması” talebiyle dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hukukun temel prensiplerinden olan “iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olduğu” ilkesine atıfta bulundu. Yüksek Mahkeme, kaçak elektrik kullanıldığına dair iddianın davalı DEDAŞ tarafından ortaya atıldığını, dolayısıyla bu iddianın kanıtlanması yükümlülüğünün de yine şirkete ait olduğunu vurguladı.
Yargıtay, yerel mahkemenin bu temel ilkeyi göz ardı ederek, ispat yükünü yanılgılı bir değerlendirmeyle tüketiciye yüklemesinin ve davayı bu şekilde reddetmesinin usul ve kanuna açıkça aykırı olduğuna karar verdi. Bu gerekçelerle ilk derece mahkemesinin kararı, davacı lehine “kanun yararına” bozuldu.
Yargıtay’ın bu emsal kararı, Türkiye genelinde benzer durumlarla karşı karşıya kalan milyonlarca elektrik abonesi için önemli bir içtihat oluşturuyor. Karar, elektrik dağıtım şirketlerinin, bir aboneyi kaçak kullanım ile suçlarken keyfi tutanaklar yerine somut ve hukuken geçerli deliller sunmak zorunda olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Tüketici hakları savunucuları, kararın, vatandaşların haksız borçlandırmalara karşı hukuk mücadelesinde elini güçlendireceğini belirtiyor.
Peygamberlerin Bile Çaresiz Kaldığı Lanet: Ortadoğu’nun Kırılmayan Çarkı
Çözüm Arayışları ve Devlet Aklı: Tarihsel Bir Perspektif
Ben u Sen (Ben ve Sen) Burcu’nun hikayesi
Bursaspor’un Örünü Olan İnegölspor: Futbol Sahası Değil, Milliyetçilik Alanı
Cihat TOPRAK: Diyarbakır’ın Gerçek “Yerlisi” Kimdir?
Yorum Yap