Şırnak’ta görevli Jandarma Uzman Çavuş Ökkeş Gök, 16 Aralık’ta yatakhanede yanında arkadaşı bulunduğu sırada tabanca ile intihar etti. Ökkeş Gök ardında bir veda mektubu bıraktı. Mektupta, “Sürekli baskıya ve insan vücuduna aykırı çalışmalara maruz kalıyorum. Üstlerimden tehdit yaşamaktan bıktım” ifadeleri yer alıyor. Gazeteci İsmail Saymaz, bugünkü köşe yazısında yazdı. Saymaz’ın yazısının ilgili kısmı şöyle: “Dün…
Şırnak’ta görevli Jandarma Uzman Çavuş Ökkeş Gök, 16 Aralık’ta yatakhanede yanında arkadaşı bulunduğu sırada tabanca ile intihar etti.
Ökkeş Gök ardında bir veda mektubu bıraktı.
Mektupta, “Sürekli baskıya ve insan vücuduna aykırı çalışmalara maruz kalıyorum. Üstlerimden tehdit yaşamaktan bıktım” ifadeleri yer alıyor.
Gazeteci İsmail Saymaz, bugünkü köşe yazısında yazdı. Saymaz’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:
“Dün Gaziantep’te, bir uzman çavuşun cenazesi toprağa verildi.
Adı; Ökkeş Gök.
Henüz dört yıllık asker.
Ve daha 25’inde.…
Bekar.
Şırnak Güneyçam Köyü Jandarma Karakolu’nda görev yapan Gök, 14 Aralık sabahı saat 05.14’te Uzman Çavuş S.A. ile kulede nöbet tutarken, iddiaya göre uykuya daldı.
Nöbetçi Astsubay A.A. ve S.K. video çekerek tutanak tuttu.
Disiplin soruşturması başlatılan Gök, 15 Aralık’ta ifade verdi.
İfadesinde, uyumadığını söyledi.
Gece nöbetinin üç saati geçmemesi gerekirken, dokuz saat gözetleme kulesinde görev yaptığını anlattı.
Gök:
“Bundan dolayı algılarım kapanmış olmalı ki kuleye tuttukları ışığı fark edemedim. Kapıyı zorladıklarında ‘Kimdir’ diyerek, üst kattan inip kapıyı açtım. Uyumadım, suçlamayı reddediyorum. O saatlerde kule benim özel yaşam alanımdır. Bana haber vermeden video çeken A.K. ve S.K.’den şikayetçiyim.”
Gök, ifadesinde, nöbetten sonra saat 9’da istirahat ettiği odaya gelen A.K.’nin kendisine “Senin a..… koyarım, kafanı gözünü kırarım” diyerek, küfrettiğini ve tehdit savurduğunu ileri sürdü.
Gök, bir gün sonra, 16 Aralık’ta, yatakhanede yanında arkadaşı varken kafasına bir el ateş etti ve hayatına son verdi.
Gök’ün yanında veda mektup bulundu.
Gök, mektubunda, sürekli baskı ve angaryaya maruz kaldığını belirterek, şunları yazıyor:
“Şırnak’ta 2020 yılından beri çalışmaktayım. Geldiğim günden beri sürekli baskı ve insan vücuduna aykırı çalışmalara maruz kalıyorum. Karşı çıktığımız zaman tehdit ve daha ileri sorunlar ortaya çıkıyor.
Artık tahammül edemiyorum.
Sürekli üstlerimden doğrudan veya dolaylı tehdit yaşamaktan bıktım.
Tüm birikimlerimi anneme bırakıyorum.
Özür dilerim.
Yaşamayı beceremedim.”
Yorum Yap