Dünya kamuoyunun Jeffrey Epstein ismini Karayip Denizi’ndeki o karanlık adayla özdeşleştirmesine rağmen, ortaya çıkan yeni belgeler ve mağdur ifadeleri asıl dehşet merkezinin New Mexico eyaletindeki Zorro Çiftliği olduğunu gösteriyor. Stanley kasabası yakınlarında, yaklaşık 10 bin dönümlük devasa bir araziye yayılan bu mülk, sıradan bir çiftlik olmanın çok ötesinde, her ayrıntısı suç işlemek ve gizlenmek üzere…
Dünya kamuoyunun Jeffrey Epstein ismini Karayip Denizi’ndeki o karanlık adayla özdeşleştirmesine rağmen, ortaya çıkan yeni belgeler ve mağdur ifadeleri asıl dehşet merkezinin New Mexico eyaletindeki Zorro Çiftliği olduğunu gösteriyor. Stanley kasabası yakınlarında, yaklaşık 10 bin dönümlük devasa bir araziye yayılan bu mülk, sıradan bir çiftlik olmanın çok ötesinde, her ayrıntısı suç işlemek ve gizlenmek üzere tasarlanmış modern bir kale görünümü taşıyor.
Bu devasa arazinin en dikkat çeken ve hukuki tartışmalara konu olan kısmı, arazinin yaklaşık 1.200 dönümlük bölümünün New Mexico eyaletinden “otlatma arazisi” adı altında yıllık sadece 200 dolar gibi sembolik bir bedelle kiralanmış olmasıdır. Kamu mülkiyeti altındaki bu toprakların, Epstein tarafından halka tamamen kapatılması ve özel güvenlik birimlerince adeta bir yasak bölgeye dönüştürülmesi, yıllarca süren denetimsizliğin ve siyasi korumanın en somut kanıtı olarak kabul ediliyor.
Malikanenin mimari yapısı, buranın sadece bir konut değil, aynı zamanda sistematik bir operasyon merkezi olduğunu kanıtlar niteliktedir. Arazide yer alan devasa özel uçuş pisti, “Lolita Express” olarak bilinen uçakların radara takılmadan ve kamu denetimine girmeden iniş kalkış yapmasına olanak sağlıyordu. Malikanenin içinden yer altına uzanan karmaşık tünel sistemleri ve teknolojik donanımlı gizli odalar, hayatta kalan mağdurların ifadelerinde “laboratuvar benzeri yapılar” olarak tarif ediliyor. Epstein’ın bu tesisi kendi genetik mirasını yaymak amacıyla bir “insan üretim merkezi” olarak kullanmayı hedeflediğine dair iddialar ise dosyanın en kan dondurucu detayları arasında yer alıyor.
Malikanenin duvarlarını süsleyen Ghislaine Maxwell’in elinde altın bir hançer tuttuğu altı metrelik çıplak portresi, buradaki hiyerarşinin ve kurbanlar üzerinde kurulan psikolojik terörün sembolü olarak hafızalara kazındı. Onca ağır tanıklığa ve yerel halkın ihbarlarına rağmen, bu çiftliğe hiçbir zaman kapsamlı bir polis baskını yapılmamış olması, soruşturma dosyalarının neden ve kimler tarafından durdurulduğu sorusunu akıllara getiriyor.
Epstein’ın şüpheli ölümünün ardından mülk, 2023 yılında “San Rafael Ranch LLC” adlı gizemli bir paravan şirket aracılığıyla sessizce el değiştirdi. Satışın gizlilik içinde yürütülmesi ve alıcıların kimliklerinin perdelenmesi, suç mahallindeki delillerin akıbeti konusundaki endişeleri artırıyor.
Bugün Zorro Çiftliği, uluslararası çocuk ticareti ağlarının ve bu ağları koruyan güçlerin en büyük anıtı olarak sessizliğini korurken, bu dosyanın peşini bırakmayanlar için adaletin henüz tecelli etmediği en önemli adreslerden biri olmaya devam ediyor.
Özellikle doğal afetler ve kriz anlarında kaybolan çocukların akıbetine dair duyulan toplumsal hassasiyet, bu tür yapıların tamamen deşifre edilmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Yorum Yap