Yazar ve siyasetçi Orhan Miroğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye’de Kürtlere yönelik yükselen ırkçılığın ve etnik hıncın normalleştirilmeye çalışıldığını belirterek sert uyarılarda bulundu. Dilan Yeşilgöz üzerinden kendisine gelen tepkileri değerlendiren Miroğlu, farklı ideolojik grupların “Kürt karşıtlığında” birleştiğini savundu. ”Farklı İsimler, Aynı Yorumlar” Miroğlu, Hollanda’da siyaset yapan Dersimli Dilan Yeşilgöz hakkında yaptığı paylaşıma gelen tepkileri…
Yazar ve siyasetçi Orhan Miroğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye’de Kürtlere yönelik yükselen ırkçılığın ve etnik hıncın normalleştirilmeye çalışıldığını belirterek sert uyarılarda bulundu. Dilan Yeşilgöz üzerinden kendisine gelen tepkileri değerlendiren Miroğlu, farklı ideolojik grupların “Kürt karşıtlığında” birleştiğini savundu.
Miroğlu, Hollanda’da siyaset yapan Dersimli Dilan Yeşilgöz hakkında yaptığı paylaşıma gelen tepkileri “bir elek gibi” niteleyerek, toplumun farklı kesimlerinin aynı noktada buluştuğunu ifade etti. Miroğlu, bu tabloyu şu sözlerle özetledi:
”İslamcılar, İttihatçılar, Kemalistler, ulusalcılar, muhafazakar demokratlar ve liberaller… İsimler, kod adları farklı ama yorumlar aynı! Kürtler’e karşı ırkçılıkta tam bir ittifak içindeler, hatta yarışıyorlar!”
Dilan Yeşilgöz’ün Avrupa’da güvenlik ve NATO gibi kritik alanlarda temsil yetkisi kazanmasının önemine değinen Miroğlu, bu durumun Kürtler için yüzyıllık “dağda özgürlük arama” stratejisine güçlü bir siyasi alternatif olduğunu vurguladı. Yeşilgöz’ün başarısının liyakatla geldiğini belirten Miroğlu, bu başarıya duyulan öfkenin aslında “Kürtlüğe” yönelik olduğunu savundu.
Miroğlu, son dönemde İsrail ve Gazze üzerinden yürütülen tartışmalarda Kürtlerin hedef tahtasına oturtulmasını “ideolojik bir kurnazlık” olarak tanımladı. İsrail’in bölgedeki enerji ve güvenlik anlaşmalarını (Mısır, Azerbaycan ve Suriye üzerinden) hatırlatan Miroğlu, ırkçı güruhların asıl failleri eleştirmek yerine suçu Kürtlere yıkmaya çalıştığını belirtti:
Açıklamasında, kendisine yönelik “silahlı mücadelenin psikolojik zeminini hazırlama” suçlamalarına ve bazı kesimlerin Kürtleri “münafık-ehli sünnet” diye ayırmasına da değinen Miroğlu, gelinen noktanın tehlikesine dikkat çekti. Bazı çevrelerin “Kürtler’i öldürün!” çağrılarına kadar varan hezeyanlarını hatırlatarak sözlerini şöyle noktaladı:
”Susma hakkının kullanılacağı zamanlardan değil, konuşma hakkını kullanmamız gereken zamanlardan geçiyoruz. Türkiye bu ırkçı hezeyana teslim olmamalıdır.”
Haber: Cihat TOPRAK
Yorum Yap