AK Parti’nin kurucu isimlerinden ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Serbestiyet’teki son yazısında İslami camiayı ve muhafazakâr siyaseti sert bir dille eleştirdi. Çelik, dindarların dünyanın diğer ucundaki Müslümanlar için sergilediği hassasiyeti, konu Kürtler olduğunda göstermediğini savundu. “90’lı Yıllardaki Zulme Sessiz Kalındı” Hüseyin Çelik, Türkiye’deki İslami cemaatlerin ve mütedeyyin kesimin geçmiş karnesini sorguladığı yazısında, 90’lı…
AK Parti’nin kurucu isimlerinden ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Serbestiyet’teki son yazısında İslami camiayı ve muhafazakâr siyaseti sert bir dille eleştirdi. Çelik, dindarların dünyanın diğer ucundaki Müslümanlar için sergilediği hassasiyeti, konu Kürtler olduğunda göstermediğini savundu.
Hüseyin Çelik, Türkiye’deki İslami cemaatlerin ve mütedeyyin kesimin geçmiş karnesini sorguladığı yazısında, 90’lı yıllarda yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti. Somali’den Myanmar’a kadar geniş bir coğrafyada Müslümanlara yapılan haksızlıklara tepki veren camianın, kendi ülkesindeki faili meçhullere ve köy boşaltmalara sessiz kaldığını vurgulayan Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın diğer uçlarındaki Müslümanlar için endişe duyup da kendi ülkelerindeki, Kuzey Suriye’deki Kürt Müslümanlara karşı umursamaz bir tutum içinde olmak dinen ve ahlaken cevaplandırılması gereken bir durumdur.”
Çelik, “ümmet” kavramının bir maske olarak kullanıldığını belirterek, muhafazakâr kitlelerin Kürt meselesi gündeme geldiğinde kolaylıkla “ırkçı refleksler” gösterebildiğini savundu. Yazısında, yaklaşık 25 milyon Kürt vatandaşın sadece küçük bir kısmının PKK çizgisindeki partilere destek verdiğini hatırlatan Çelik, tüm Kürtlerin PKK ile özdeşleştirilmesinin büyük bir hata olduğunu ve bu dışlayıcı politikaların Kürtleri PKK’nın kucağına ittiğini belirtti.
Yazısında mevcut siyasi konjonktürü ve Cumhur İttifakı yapısını da dolaylı olarak eleştiren Çelik, 2013 yılında kaldırılan “Öğrenci Andı” konusuna değindi. Çelik, “O gün öğrenci andını kaldıran AK Parti hükümeti, bugün ortağı olduğu koalisyondan dolayı bu icraata şimdi imza atabilir miydi? Sorusunun cevabını okuyucuların takdirine bırakıyorum” diyerek mevcut siyasi tablodaki değişimine işaret etti.
Muhafazakâr ve sağ siyasetin Kürt hakları konusundaki tarihsel ilgisizliğini de eleştiren Çelik, Türkiye’de (Kemalist olmayan) solcuların bu konuda daha insani bir duruş sergilediğini ifade etti:
“Türkiye’de oldum olası Kürtlerin haklarına solcular sahip çıktığı hâlde, sağcıların ve muhafazakârların umursamaz olması üzerinde durulması gereken bir durumdur. Size yapılan bir haksızlık canınızı acıtıyorsa siz canlısınız; ancak başkasına yapılan haksızlık canınızı acıtıyorsa siz o zaman insansınız.”
Gölge Efendilerin Zerzevan Seferi: Epstein’den Rothschildlere Mithras Sırrı
Kara Taşın Hafızası ve Bir Telgrafın Ucundaki Şehir: ‘Bekir’den ‘Bakır’a Gizli Tarih
KIZIL KAFTAN: BİR KARDİYOLOĞUN TARİHSEL HAFIZAYA TUTTUĞU NABIZ
Deri Koltuklar ve Beton Odalar: Vekaletin Gerçek Sınavı
Kandan Beslenenlerin Konforuna İnat: Bize Düşen Sağduyu
Yorum Yap