Bugün, 1 Mart 2026. Orta Doğu, tarihinin en büyük kırılma noktalarından birini yaşıyor. İran’ın “Beyin Takımı” olarak adlandırılan en üst düzey siyasi ve askeri liderliği, benzeri görülmemiş bir operasyon dizisiyle hedef alındı. İran devlet televizyonu ve uluslararası ajansların (AA, Reuters, IRNA) geçtiği verilere göre, Tahran’da gerçekleştirilen nokta operasyonlar sonucunda İran yönetiminin en tepesindeki isimlerin hayatını…
Bugün, 1 Mart 2026. Orta Doğu, tarihinin en büyük kırılma noktalarından birini yaşıyor. İran’ın “Beyin Takımı” olarak adlandırılan en üst düzey siyasi ve askeri liderliği, benzeri görülmemiş bir operasyon dizisiyle hedef alındı.
İran devlet televizyonu ve uluslararası ajansların (AA, Reuters, IRNA) geçtiği verilere göre, Tahran’da gerçekleştirilen nokta operasyonlar sonucunda İran yönetiminin en tepesindeki isimlerin hayatını kaybettiği resmen doğrulandı.
Şu anki tablo, klasik bir “vekalet savaşı” (proxy war) olmaktan tamamen çıkmış durumda. ABD ve İsrail’in ortaklaşa yürüttüğü bu operasyon, İran’ın komuta-kontrol mekanizmasını felç etmeyi amaçlıyor.
Savaş artık gölgelerden çıktı. İran, Hamaney’in ölümünün ardından Körfez’deki ABD üslerine ve İsrail ana karasına yönelik yoğun balistik füze saldırıları başlattı. Hürmüz Boğazı’nda trafik durma noktasına geldi; bu durum küresel petrol fiyatlarının anlık olarak $150$ dolar bandını zorlamasına neden oluyor.
Hizbullah, Husiler ve Irak’taki milis gruplar (Haşdi Şabi), merkezi bir emir komuta zinciri olmadan “topyekün savaş” moduna geçti. Bu, bölgedeki saldırıların daha tahmin edilemez ve asimetrik hale gelmesine yol açıyor.
İran içinde zaten devam eden 2025-2026 protestoları, bu suikastlarla yeni bir boyuta evrildi. Bir yandan rejim yanlıları intikam sloganlarıyla sokaklara dökülürken, diğer yandan yönetim boşluğunu fırsat bilen muhalif grupların hareketliliği artıyor.
İran için asıl kriz şimdi başlıyor: Haleflik Yarışı.
Orta Doğu’da “statüko” tamamen yıkıldı. Bu sadece İran’ın değil, bölgedeki tüm sınırların ve ittifakların yeniden çizileceği bir dönemin başlangıcıdır.
Saldırıların sadece askeri değil, bilimsel altyapıyı da hedef aldığı görülüyor. Aralarında eski Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi ve İslami Azad Üniversitesi Rektörü Muhammed Mehdi Tehrançi’nin de bulunduğu toplam 9 nükleer bilim insanının son operasyonlarda yaşamını yitirdiği açıklandı.
Analiz: Bu kayıplar, İran’ın savunma ve istihbarat duvarlarında ciddi gedikler açıldığını gösteriyor. Özellikle Genelkurmay Başkanı ve Dini Lider’e yönelik bu son hamlelerin, bölgedeki jeopolitik haritayı yeniden şekillendirmesi bekleniyor.
Akrep ve Yılanın Geçemediği Eşik: Diyarbakır Surları’nın Görünmez Zırhı
Stratejik Analiz: Yeni Dünya Düzeni Ve Büyük Ayıklanma
İsrail’in Hedefli Suikast Stratejisi: Başarının Arkasındaki Dinamikler
İRAN İSRAİL’İ GECE VURACAK: GÖRÜNMEZ TEKNOLOJİ VE KÜRESEL SOKAK SAVAŞLARI!
Diyarbakır Surları Neden Kalkan Balığı Şeklinde?
Yorum Yap