Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 2025 yılının Türkiye için terörle mücadelede “tarihsel bir dönemeç” olacağını ilan etti. PKK’nın fesih kararı sonrası teslim olanların sayısındaki artışa dikkat çeken Güler, Suriye’de SDG’nin orduya entegrasyonu için “net bir yol haritası” şartını koştu. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’daki Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda medya temsilcileriyle bir araya gelerek Türkiye’nin savunma…
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 2025 yılının Türkiye için terörle mücadelede “tarihsel bir dönemeç” olacağını ilan etti. PKK’nın fesih kararı sonrası teslim olanların sayısındaki artışa dikkat çeken Güler, Suriye’de SDG’nin orduya entegrasyonu için “net bir yol haritası” şartını koştu.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’daki Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda medya temsilcileriyle bir araya gelerek Türkiye’nin savunma vizyonunu ve “Terörsüz Türkiye” hedeflerini paylaştı. Bakan Güler, terörle mücadelede gelinen noktayı sadece askeri bir başarı değil, bölgesel bir istikrar projesi olarak tanımladı.
Bakan Güler, örgütün sözde fesih kararı almasının ardından çözülmenin hızlandığını belirtti. Yılbaşından bu yana toplam 105 PKK mensubunun teslim olduğunu ifade eden Güler, bu sayıdan 69’unun doğrudan fesih kararı sonrası gerçekleştiğini vurguladı. Güler, “Türk Silahlı Kuvvetleri olarak terörü bitirmenin haklı gururunu yaşıyoruz” diyerek, 2025 yılının bu sürecin taçlanacağı tarihsel bir yıl olacağını işaret etti.
Suriye’deki gelişmelere geniş yer ayıran Güler, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakata değindi. Sürecin sahada henüz karşılık bulmadığını belirten Bakan, Türkiye’nin kırmızı çizgilerini şöyle sıraladı:
Türkiye’nin terör sorununu bitirme girişimi, tarihsel olarak iki farklı paradigmaya dayanıyor.
Bakan Güler, Türkiye’nin hava gücünü artırmaya yönelik kritik bilgileri de paylaştı:
Bakan Güler’in açıklamaları, Türkiye’nin Orta Doğu’daki yeni statükoda oyun kurucu rolünü pekiştirmek istediğini gösteriyor. Özellikle Irak merkezi hükümeti ve Erbil ile sağlanan “anlayış birliği”, PKK’nın bölgedeki hareket alanını tarihinin en dar seviyesine indirmiş durumda. 2025 yılı, bu askeri sıkıştırmanın siyasi ve toplumsal bir neticeye evrileceği “tarihsel yıl” olarak planlanıyor.
Peygamberlerin Bile Çaresiz Kaldığı Lanet: Ortadoğu’nun Kırılmayan Çarkı
Çözüm Arayışları ve Devlet Aklı: Tarihsel Bir Perspektif
Ben u Sen (Ben ve Sen) Burcu’nun hikayesi
Bursaspor’un Örünü Olan İnegölspor: Futbol Sahası Değil, Milliyetçilik Alanı
Cihat TOPRAK: Diyarbakır’ın Gerçek “Yerlisi” Kimdir?
Yorum Yap