Güney Amerika’nın en tartışmalı liderlerinden biri olan Nicolás Maduro’nun 13 yıl süren iktidarı, bugün sabah saatlerinde başkent Caracas’ta yankılanan patlama sesleri ve ardından gelen askeri hareketlilikle resmen sona erdi. 2013 yılından bu yana ülkeyi yöneten Maduro’nun devrildiği haberi, dünya başkentlerinde geniş yankı uyandırırken, Venezuela halkı sokaklarda hem sevinç hem de büyük bir belirsizlikle karşı karşıya…
Güney Amerika’nın en tartışmalı liderlerinden biri olan Nicolás Maduro’nun 13 yıl süren iktidarı, bugün sabah saatlerinde başkent Caracas’ta yankılanan patlama sesleri ve ardından gelen askeri hareketlilikle resmen sona erdi. 2013 yılından bu yana ülkeyi yöneten Maduro’nun devrildiği haberi, dünya başkentlerinde geniş yankı uyandırırken, Venezuela halkı sokaklarda hem sevinç hem de büyük bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı.
Sabaha karşı yerel saatle 02.00 sularında Caracas’ın stratejik noktalarında en az yedi büyük patlama meydana geldiği bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Mar-a-Lago’dan yaptığı açıklamaya göre, “Güney Mızrağı” adı verilen geniş kapsamlı bir operasyonla Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores ele geçirilerek ülke dışına çıkarıldı. Trump, bu gelişmeyi “Venezuela halkı için özgürlük günü” olarak nitelendirirken, bölgedeki askeri tesislerin de kontrol altına alındığını duyurdu.
Nicolás Maduro, siyasi kariyerine Caracas sokaklarında bir otobüs şoförü ve sendika lideri olarak başlamış, kısa sürede “Bolivarcı Devrim”in mimarı Hugo Chávez’in en sadık yol arkadaşı haline gelmişti. Chávez’in 2013 yılındaki ölümünün ardından “vasiyet edilen halef” olarak koltuğa oturan Maduro, 13 yıllık görev süresi boyunca hem içeride hem de dışarıda büyük fırtınalarla mücadele etti. Dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen Venezuela, Maduro döneminde hiperenflasyon, gıda kıtlığı ve milyonlarca insanın komşu ülkelere sığınmasına neden olan devasa bir göç dalgasıyla sarsıldı.
Maduro’nun iktidarı boyunca en büyük tartışma konusu ise seçimlerin meşruiyeti oldu. Özellikle 2018 ve 2024 yıllarında gerçekleştirilen seçimler, muhalefet ve pek çok Batılı ülke tarafından “hileli” olarak nitelendirilirken; Maduro, bu suçlamalara karşı ülkesinin egemenliğini savunduğunu ve ABD destekli darbe girişimlerine karşı direndiğini her fırsatta dile getirdi. Ancak bugün yaşanan askeri müdahale, Maduro’nun bu uzun soluklu direnişinin de sonu oldu.
Operasyonun ardından Caracas sokaklarında kontrolün geçici bir askeri konsey tarafından sağlandığı belirtiliyor. Muhalefet liderleri, halkı sağduyuya davet ederek demokratik bir geçiş hükümetinin kurulması için görüşmelere hazır olduklarını ifade ettiler. Rusya ve İran gibi Maduro’nun yakın müttefiklerinden ise müdahaleyi kınayan ve egemenlik haklarının ihlal edildiğini vurgulayan açıklamalar geldi. Venezuela’nın geleceği, şimdi kurulacak olan yeni yönetimin ekonomik enkazı nasıl kaldıracağına ve uluslararası toplumla ilişkileri nasıl yeniden tesis edeceğine bağlı görünüyor.
Yorum Yap