Milyarder Jeffrey Epstein’ın kurduğu istismar ağının ifşa edilmesiyle birlikte dünya gündemine bomba gibi düşen belgeler, geçmişin en tartışmalı figürlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Epstein’ın “kara defterinde” ve uçuş kayıtlarında adının geçmesiyle gündeme gelen ünlü yönetmen Woody Allen hakkındaki iddialar, sadece bir isim benzerliğinin ötesine geçerek ahlaki ve insani bir tartışmanın fitilini ateşledi. Sosyal medyada büyük…
Milyarder Jeffrey Epstein’ın kurduğu istismar ağının ifşa edilmesiyle birlikte dünya gündemine bomba gibi düşen belgeler, geçmişin en tartışmalı figürlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Epstein’ın “kara defterinde” ve uçuş kayıtlarında adının geçmesiyle gündeme gelen ünlü yönetmen Woody Allen hakkındaki iddialar, sadece bir isim benzerliğinin ötesine geçerek ahlaki ve insani bir tartışmanın fitilini ateşledi. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran ve “ahlak depremi” olarak nitelendirilen olaylar zinciri, Allen’ın özel hayatındaki en karanlık dönemleri yeniden mercek altına alıyor.
Kamuoyunda Woody Allen’ın kendi evlatlık kızıyla evlendiğine dair yaygın bir kanı bulunsa da, olayın teknik detayları çok daha karmaşık bir “baba figürü” tartışmasını barındırıyor. Söz konusu isim olan Soon-Yi Previn, aslında Woody Allen tarafından değil, o dönemki hayat arkadaşı Mia Farrow ve eski eşi Andre Previn tarafından evlat edinilmişti. Ancak Woody Allen, Soon-Yi’nin büyüdüğü evin temel figürlerinden biriydi ve Soon-Yi’nin kardeşlerinin babası rolündeydi. 1992 yılında Mia Farrow’un, Allen’ın dairesinde Soon-Yi’ye ait uygunsuz fotoğraflar bulmasıyla patlak veren bu ilişki, o dönem “ensest benzeri bir skandal” olarak dünya manşetlerine taşınmıştı. Aralarındaki 35 yaş fark ve kurulan ailevi bağlar, bu ilişkiyi sıradan bir magazin olayından çıkarıp toplumsal bir travmaya dönüştürdü.
Jeffrey Epstein’ın fuhuş ağına dair sızan dosyalarda Woody Allen’ın isminin yer alması, yönetmenin geçmişteki bu skandalını yeni bir boyuta taşıdı. Belgeler, Allen’ın Epstein’ın New York’taki malikanesinde düzenlenen akşam yemeklerine katıldığını ve ikili arasında sosyal bir trafik olduğunu kanıtlıyor. Her ne kadar Allen bu görüşmeleri “sıradan bir sosyal tanışıklık” olarak nitelendirse de, çocuk istismarı ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla örülü Epstein dosyasında adının geçmesi, yönetmenin Soon-Yi Previn ile olan geçmişini “istismarcı bir profil” tartışmasıyla tekrar ilişkilendirdi. Özellikle Epstein’ın “müşteri listesi” üzerinden yapılan okumalar, Allen’ın geçmişteki tercihlerini ahlaki bir çöküşün parçası olarak yeniden tanımlıyor.
“Bu sadece bir magazin skandalı değil, güç ve nüfuz kullanılarak meşrulaştırılan bir ahlak ve insanlık depremidir.”
Bugün gelinen noktada Woody Allen ve Soon-Yi Previn’in 1997 yılından bu yana devam eden evliliği, Epstein dosyalarıyla birlikte yeniden yargılanıyor. Dosyalarda yönetmen hakkında doğrudan yeni bir cinsel suçlama yer almasa da, Epstein gibi bir figürün yakın çevresinde bulunması, Allen’ın Soon-Yi ile olan ilişkisindeki “güç dengesizliği” ve “predatör” (avcı) davranış iddialarını güçlendiriyor. Toplumun büyük bir kesimi için bu durum, adaletin ve ahlakın kişisel hırslar ve şöhretin gölgesinde nasıl ezildiğinin en sarsıcı örneği olarak kalmaya devam ediyor. Skandalın yankıları sürerken, Epstein dosyalarından çıkacak her yeni isim ve detay, Hollywood’un karanlık geçmişini daha da derinden sarsacak gibi görünüyor.
Yorum Yap