Yeniden Refah Partisi (YRP), Abdullah Öcalan için gündeme gelen “umut hakkı” tartışmalarına sert tepki göstererek, komisyonda uzlaşı sağlandığı iddialarını yalanladı. Partiden yapılan açıklamada, nihai kararın bir referandum ile halka bırakılması gerektiği vurgulandı. TBMM Millî Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu Üyesi ve Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, MHP temsilcisi Fethi Yıldız’ın “tüm siyasi partilerle…
Yeniden Refah Partisi (YRP), Abdullah Öcalan için gündeme gelen “umut hakkı” tartışmalarına sert tepki göstererek, komisyonda uzlaşı sağlandığı iddialarını yalanladı. Partiden yapılan açıklamada, nihai kararın bir referandum ile halka bırakılması gerektiği vurgulandı.
TBMM Millî Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu Üyesi ve Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, MHP temsilcisi Fethi Yıldız’ın “tüm siyasi partilerle uzlaşı sağlandığı” yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bekin, bu açıklamaların 51 üyeli asıl komisyonun iradesini temsil etmediğinin altını çizdi.
Doğan Bekin yaptığı yazılı açıklamada, Rapor Tanzim Heyeti tarafından hazırlanan taslak metnin henüz TBMM Başkanı ve Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından üyelere dağıtılmadığını hatırlattı. Bekin, rapor süreci tamamlanmadan yapılan bu tür açıklamaların etik olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“MHP temsilcisi Sayın Fethi Yıldız’ın ‘uzlaşı sağladık’ şeklindeki ifadesi gerçeklerden uzak olup, 51 üyeli asıl komisyonun iradesini yansıtmamaktadır. Bu tür açıklamalar sadece açıklamayı yapan kişiyi ve temsil ettiği partiyi bağlar.”
Yeniden Refah Partisi’nin bu konudaki tavrının net olduğunu belirten Bekin, “umut hakkı” gibi kritik bir meselenin siyasi kulislerde değil, doğrudan milletin iradesiyle çözülmesi gerektiğini savundu. Bekin, “Umut hakkının şehit ve gazi aileleri ile milletimizin vereceği karar ile mümkün olabileceğini, en gerçekçi yolun ise referandum olduğunu bir kez daha ifade etmek isteriz” dedi.
Kamuoyunda sıkça tartışılan “Umut Hakkı”, ceza hukukunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin, cezalarının belirli bir süresini (genellikle 25-30 yıl) tamamladıktan sonra durumlarının yeniden değerlendirilmesini öngörür.
Türkiye’de özellikle terör suçları bağlamında gündeme gelen bu kavram, son dönemde siyasetin en sıcak başlıklarından biri haline gelmiş durumda.
Gölge Efendilerin Zerzevan Seferi: Epstein’den Rothschildlere Mithras Sırrı
Kara Taşın Hafızası ve Bir Telgrafın Ucundaki Şehir: ‘Bekir’den ‘Bakır’a Gizli Tarih
KIZIL KAFTAN: BİR KARDİYOLOĞUN TARİHSEL HAFIZAYA TUTTUĞU NABIZ
Deri Koltuklar ve Beton Odalar: Vekaletin Gerçek Sınavı
Kandan Beslenenlerin Konforuna İnat: Bize Düşen Sağduyu
Yorum Yap