Bu iki görsel arasındaki fahiş fark, günümüz medya dünyasının en büyük sorunu olan “hız tutkusu ve teyit eksikliği” krizini açıkça gözler önüne seriyor. Bir yanda 6 Şubat’ta canımızı yakan Kahramanmaraş depreminin enkazı, diğer yanda ise bu acı dolu kareyi “Tel Aviv’e İran misillemesi” diye sunan dev haber kanalları. Haber kanalları ve sosyal medya hesapları, 6…
Bu iki görsel arasındaki fahiş fark, günümüz medya dünyasının en büyük sorunu olan “hız tutkusu ve teyit eksikliği” krizini açıkça gözler önüne seriyor. Bir yanda 6 Şubat’ta canımızı yakan Kahramanmaraş depreminin enkazı, diğer yanda ise bu acı dolu kareyi “Tel Aviv’e İran misillemesi” diye sunan dev haber kanalları.
Haber kanalları ve sosyal medya hesapları, 6 Şubat depremlerinde yerle bir olan Kahramanmaraş görüntülerini, “İran’ın Tel Aviv’e misilleme saldırısı” diyerek servis etti. İzleyicinin güvenini sarsan bu dezenformasyon, “Haber mi yapılıyor, yoksa algı mı yönetiliyor?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Ortadoğu’da tansiyonun yükselmesiyle birlikte, ana akım medya kuruluşları büyük bir “teyit skandalına” imza attı. Bazı televizyon kanallarının canlı yayınlarında ve sosyal medya mecralarında, Tel Aviv’de büyük bir yıkım yaşandığına dair paylaşılan görüntülerin, aslında 6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş depremine ait olduğu ortaya çıktı.
Görseller üzerinde yapılan basit bir karşılaştırma, medyanın içine düştüğü içler acısı hali kanıtlıyor:
Bir halkın yaşadığı en büyük trajedilerden biri olan deprem görüntülerini, reyting veya “ilk duyuran olma” yarışı uğruna bir savaş haberi gibi sunmak, sadece teknik bir hata değil, aynı zamanda etik bir çöküştür.
Neden bu yola başvuruluyor?
Teyit Mekanizmasının İflası: Görüntülerin kaynağını araştırmak yerine, sosyal medyada dolaşan “viral” videoları doğrudan yayına almak.
Algı Yönetimi: Bölgedeki gerilimi daha kaotik göstermek amacıyla izleyiciyi dehşete düşürecek görsellere ihtiyaç duyulması.
Hız Tutkusu: Doğru haberciliğin, “ilk veren” olma hırsının gerisinde kalması.
Haber ajanslarının ve dev medya kuruluşlarının bu tür “sahte içeriklerle” kamuoyunu yanıltması, dijital okuryazarlığın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Depremde hayatını kaybedenlerin anısına ve gerçeğe saygısı olmayan bu habercilik anlayışı, halkın medya kuruluşlarına olan güvenini onarılması güç bir biçimde zedeliyor.
Ajans News Haber Merkezi
Görünmez Kubbe ve Kağıttan Kaplanlar: Gücün Gerçek Anatomisi
Akrep ve Yılanın Geçemediği Eşik: Diyarbakır Surları’nın Görünmez Zırhı
Stratejik Analiz: Yeni Dünya Düzeni Ve Büyük Ayıklanma
İsrail’in Hedefli Suikast Stratejisi: Başarının Arkasındaki Dinamikler
İRAN İSRAİL’İ GECE VURACAK: GÖRÜNMEZ TEKNOLOJİ VE KÜRESEL SOKAK SAVAŞLARI!
Yorum Yap