BEYAZ SARAY – ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamalarla İran ile olan gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. 22 Haziran 2025’te gerçekleştirilen “Gece Yarısı Çekici” operasyonunun ardından Tahran’ın nükleer faaliyetlerine devam etmesi üzerine Trump, bölgeye USS Abraham Lincoln uçak gemisi liderliğinde “devasa bir armada” gönderildiğini duyurdu. “Zaman Daralıyor, Masaya Oturun” Trump, yaptığı…
BEYAZ SARAY – ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamalarla İran ile olan gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. 22 Haziran 2025’te gerçekleştirilen “Gece Yarısı Çekici” operasyonunun ardından Tahran’ın nükleer faaliyetlerine devam etmesi üzerine Trump, bölgeye USS Abraham Lincoln uçak gemisi liderliğinde “devasa bir armada” gönderildiğini duyurdu.
Trump, yaptığı açıklamada gönderilen filonun Venezuela’daki operasyonel güçten bile daha büyük ve donanımlı olduğunu vurguladı. İran yönetimine doğrudan seslenen Trump, şu ifadeleri kullandı:
“Filo; gerekirse hızla ve şiddetle görevini yerine getirmeye hazır, istekli ve kabiliyetli. Zaman daralıyor. Bu gerçekten önemli. İran’a daha önce dediğim gibi, anlaşma yapın. Bir sonraki saldırı daha kötü olacak.”
Başkan Trump, yapılacak yeni bir anlaşmanın temel şartının “sıfır nükleer silah” olduğunu belirterek, Haziran 2025’teki saldırıların sadece bir başlangıç olduğu mesajını verdi. Hatırlanacağı üzere, İsrail’in saldırılarıyla başlayan ve ABD’nin “sığınak delici” bombalarla destek verdiği operasyonun, İran nükleer programını tamamen bitirmediği, yalnızca birkaç ay gerilettiği iddia edilmişti.
Trump’ın bu hamlesi, “Maksimum Baskı” politikasının askeri bir safhaya evrildiğini gösteriyor. İşte bu gerilimin tetikleyebileceği olası senaryolar:
Doğrudan bir askeri müdahale, sadece İran ile sınırlı kalmayabilir. İran’ın “direniş ekseni” olarak adlandırdığı Lübnan (Hizbullah), Yemen (Husiler) ve Irak’taki milis güçler üzerinden bölgedeki ABD üslerine ve müttefiklerine (başta İsrail ve Suudi Arabistan) karşı asimetrik saldırılar başlatması kuvvetle muhtemeldir.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği kritik bir nokta. Olası bir çatışma durumunda:
Trump’ın “adil ve eşit anlaşma” çağrısı, Tahran’da bir “teslimiyet belgesi” olarak algılanıyor. İran’ın iç siyasetinde muhafazakar kanadın eli güçlenebilir ve bu durum diplomatik bir çözümü daha da zorlaştırabilir. Ancak ekonomik yaptırımların ve askeri baskının ağırlığı, İran’ı gizli kanallardan (Umman veya Katar aracılığıyla) müzakereye zorlayabilir.
Haberde geçen “hasar raporunun sızdırılması” detayı, ABD derin devletinde (Pentagon-FBI) operasyonun etkinliği konusunda bir görüş ayrılığı olduğunu gösteriyor. Trump’ın bu sızıntılara sert tepki vermesi, Beyaz Saray’ın askeri başarıyı siyasi bir zafer olarak pazarlama ihtiyacından kaynaklanıyor.
| Özellik | 22 Haziran 2025 (Gece Yarısı Çekici) | Ocak 2026 (Yeni Tehdit) |
| Hedef | Natanz, Fordo, İsfahan (Nükleer Tesisler) | Topyekün askeri/stratejik altyapı |
| Yöntem | Nokta operasyonu (Sığınak deliciler) | Devasa Armada (Geniş çaplı harekat) |
| Sonuç | Birkaç ay gerileme (Kısmi başarı) | “Yok etme” veya “Tam teslimiyet” hedefi |
Bu durum, 2026 yılının ilk çeyreğinin küresel siyaset açısından son on yılın en kritik dönemi olacağını gösteriyor.
Kara Taşın Hafızası ve Bir Telgrafın Ucundaki Şehir: ‘Bekir’den ‘Bakır’a Gizli Tarih
KIZIL KAFTAN: BİR KARDİYOLOĞUN TARİHSEL HAFIZAYA TUTTUĞU NABIZ
Deri Koltuklar ve Beton Odalar: Vekaletin Gerçek Sınavı
Kandan Beslenenlerin Konforuna İnat: Bize Düşen Sağduyu
Futbol Sahasında Ayrışma Değil, Ortak Değerler: Amedspor Gerçeği
Yorum Yap