İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade’nin yaptığı bu açıklamalar, Tahran’ın nükleer program ve bölgesel gerilimler konusunda köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, askeri kapasitesini “egemenlik sınır çizgisi” olarak tanımladığını gösteriyor. İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, ülkesinin balistik füze programının hiçbir koşulda müzakereye açılmayacağını ilan etti. ABD ve Batılı güçlere sert mesajlar gönderen Nasırzade, füze gücünü “yok edilemez…
İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade’nin yaptığı bu açıklamalar, Tahran’ın nükleer program ve bölgesel gerilimler konusunda köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, askeri kapasitesini “egemenlik sınır çizgisi” olarak tanımladığını gösteriyor.
İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, ülkesinin balistik füze programının hiçbir koşulda müzakereye açılmayacağını ilan etti. ABD ve Batılı güçlere sert mesajlar gönderen Nasırzade, füze gücünü “yok edilemez bir irade” olarak tanımladı.
Bölgesel gerilimin tırmandığı ve nükleer müzakerelerin gölgesinde askeri hareketliliğin arttığı Orta Doğu’da, İran’dan stratejik bir çıkış geldi. İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, devlet televizyonuna verdiği mülakatta, İran’ın füze kapasitesinin ülkenin bekası için tartışmaya kapalı olduğunu vurguladı.
Nasırzade, İran’ın savunma doktrininin merkezinde yer alan füze programının dış müdahalelerle zayıflatılamayacağını belirterek şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:
“Füze gücümüz ne savaşla ne de müzakere ile yok edilebilir. Bu kapasite, ABD gibi geçmişi sadece birkaç yüzyıla dayanan devletlerin aldığı kararlarla ortadan kaldırılamaz. Ülkemizde hiç kimse bu konuda bir müzakere masasına oturma niyetinde değildir.”
Bakan Nasırzade’nin açıklamaları sadece diplomatik bir rest değil, aynı zamanda teknik bir gövde gösterisi niteliği taşıyor. Yakın zamanda tanıtılan ve Kasım Basir adı verilen, 1200 kilometre menzilli yeni katı yakıtlı balistik füzenin, hava savunma sistemlerini manevra kabiliyetiyle aşabildiği belirtiliyor.
İranlı yetkililer, 2025 yılı içinde yaşanan bölgesel çatışmalarda kullanılan füzelerin “eski teknoloji” olduğunu, bugün ise çok daha gelişmiş ve isabet oranı yüksek sistemlerin seri üretime geçtiğini iddia ediyor.
Savunma uzmanlarına göre İran’ın füze programına bu denli sarılmasının üç temel nedeni bulunuyor:
Nasırzade’nin bu sert tutumu, Batılı başkentlerin “İran ile yeni bir anlaşma için füze programı da masada olmalı” talebine verilmiş en net yanıt olarak değerlendiriliyor. Tahran, nükleer müzakereler ne yöne evrilirse evrilsin, füzelerini bir “savunma sigortası” olarak masanın dışında tutmaya kararlı görünüyor.
Yorum Yap