Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gündeme ve dış politikaya ilişkin televizyon canlı yayınında kritik açıklamalarda bulundu. PKK’nın Mayıs 2025’te kendini feshettiğini ve silahlı mücadeleyi noktaladığını ilan etmesine değinen Fidan, aradan geçen…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gündeme ve dış politikaya ilişkin televizyon canlı yayınında kritik açıklamalarda bulundu. PKK’nın Mayıs 2025’te kendini feshettiğini ve silahlı mücadeleyi noktaladığını ilan etmesine değinen Fidan, aradan geçen 16 aya rağmen sahada henüz somut bir adım görülmediğini vurguladı: “Söz ve niyet beyanları var ancak asıl belirleyici olan tehdidin fiilen ortadan kalkmasıdır.”
“Terörsüz Türkiye” hedefinin hayata geçmesi için silahlı yapının fiziken tasfiye edilmesinin şart olduğuna dikkat çeken Dışişleri Bakanı, sürecin takvimine ve güvenlik parametrelerine işaret etti:
“Gönül sürecin daha hızlı ilerlemesini isterdi. Yapı, Mayıs 2025’te silah bıraktığını ve kendini feshettiğini duyurdu. Geldiğimiz nokta Eylül 2026. Bir yılı aşkın bir süre geride kaldı fakat silahların teslimine dönük pratik bir gelişme kaydedilmedi. Hızlı olunabilir ancak tedbiri elden bırakamayız. Tehdidin pratikte lağvedilmesi gerekiyor; gelişmeleri anbean izliyoruz.”
Şiddetin bir yöntem olmaktan bütünüyle çıkması gerektiğini belirten Fidan, meşru çözüm adresinin siyaset kurumu olduğunu hatırlattı. Türkiye’de kimlik inkârının geçmişte yapılan köklü adımlarla aşıldığını aktaran Bakan, “Bu ülkede her bir vatandaş, etnik kökeni ya da inancı ne olursa olsun anayasal güvence altındadır, saygındır. Varsa bir mesele, bunun konuşulacağı yer silahların gölgesi değil, demokratik siyaset zeminidir” değerlendirmesinde bulundu.
Irak ve Suriye’deki yeni siyasi dengelerin Türkiye’nin güvenlik vizyonunu desteklediğini kaydeden Fidan, Bağdat ve Şam’ın kendi topraklarında gayrinizami silahlı yapılara tolerans tanımadığının altını çizdi. Sınırın ötesindeki Kürtlerin de Türkiye’nin inşa ettiği istikrar havzasından faydalanacağını ifade eden Fidan, Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu devlet aklının tarihi bir fırsat penceresi açtığını söyledi.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Diyarbakır ziyaretine de atıfta bulunan Bakan, bölge halkının çatışma gündemini geride bıraktığını bildirdi: “Diyarbakır’da tabanın beklentisi artık güvenlik kaygıları değil; yatırım, sanayileşme ve ekonomik kalkınmadır.”
Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Şam yönetimine entegrasyonuna yönelik temasları da değerlendiren Fidan, tarafların kontrollü bir geçiş iradesi sergilediğini ancak Ankara’nın yalnızca somut icraatları baz alacağını belirtti. Türkiye’nin istihbarat ve güvenlik mekanizmalarıyla sahayı denetlediğini kaydeden Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ülkenin toprak bütünlüğü ve yeniden inşası ekseninde temasların sürdüğünü aktardı.
Bölgesel krizlere yerel aktörlerle çözüm üretmek amacıyla kurulan “Mekke İttifakı”ndaki son duruma da değinen Hakan Fidan, askeri karargâh ve sekretarya altyapısının tamamlanma aşamasına geldiğini duyurdu. Kısa süre içinde personel intikalinin başlayacağını kaydeden Fidan, Suudi Arabistan’ın egemenliğini hedef alan saldırılara karşı müttefiklik hukukunun devrede olduğunu hatırlatarak, “Bu platform önümüzdeki süreçte tüm bölgesel dengeleri kökten değiştirecek bir ağırlığa ulaşacak” dedi.
Yorum Yap