Call of Duty serisinin yapımcısı Activision’ın eski CEO’su Bobby Kotick ile Jeffrey Epstein arasında geçen e-posta yazışmaları, oyun dünyasında deprem etkisi yaratacak yeni detayları gün yüzüne çıkardı. Ortaya çıkan belgeler, ikilinin çocukları oyun içi mikro ödemelerle “ekonomik olarak yönlendirme” stratejilerini görüştüğünü ortaya koyuyor. Oyun endüstrisinin en büyük şirketlerinden biri olan Activision Blizzard’ın eski yöneticisi ve…
Call of Duty serisinin yapımcısı Activision’ın eski CEO’su Bobby Kotick ile Jeffrey Epstein arasında geçen e-posta yazışmaları, oyun dünyasında deprem etkisi yaratacak yeni detayları gün yüzüne çıkardı. Ortaya çıkan belgeler, ikilinin çocukları oyun içi mikro ödemelerle “ekonomik olarak yönlendirme” stratejilerini görüştüğünü ortaya koyuyor.
Oyun endüstrisinin en büyük şirketlerinden biri olan Activision Blizzard’ın eski yöneticisi ve Jeffrey Epstein arasındaki 2012 tarihli yazışmalar, kamuoyuna sızdı. Belgeler, modern oyunculuğun en tartışmalı konularından biri olan “mikro ödemeler”in, henüz yaygınlaşmaya başladığı dönemde nasıl bir stratejiyle ele alındığına dair çarpıcı ifadeler içeriyor.
İddiaya göre, 2012 yılında gerçekleşen e-posta trafiğinde, Activision’ın o dönemki CEO’su ile Epstein, popüler oyun serisi Call of Duty’deki mikro ödeme sistemleri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Yazışmalarda Epstein’in, oyun içi harcamalar ve mikro ödemelerle ilgili olarak “Çocukları bir ekonomik düzene şartlandırmayı tamamen destekliyorum” ifadelerini kullandığı belirtiliyor.
Bu ifadeler, oyun şirketlerinin çocuklara yönelik gelir modellerini kurgularken, etik sınırları ne kadar zorladığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Son yıllarda “oynaması ücretsiz” (free-to-play) oyunların artışıyla birlikte, oyun içi satın almalar ve “loot box” (ganimet kutusu) sistemleri, özellikle reşit olmayan bireyler üzerindeki etkileri nedeniyle eleştirilerin odağında. Uzmanlar, bu sistemlerin çocuklarda kumar alışkanlığına benzer dürtüler geliştirebileceği ve ekonomik algılarını manipüle edebileceği konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor.
Ortaya çıkan bu yeni belgeler, şirketlerin bu sistemleri sadece bir gelir modeli olarak değil, aynı zamanda bilinçli bir “ekonomik şartlandırma” aracı olarak görüp görmediği sorusunu gündeme taşıdı.
Kara Taşın Hafızası ve Bir Telgrafın Ucundaki Şehir: ‘Bekir’den ‘Bakır’a Gizli Tarih
KIZIL KAFTAN: BİR KARDİYOLOĞUN TARİHSEL HAFIZAYA TUTTUĞU NABIZ
Deri Koltuklar ve Beton Odalar: Vekaletin Gerçek Sınavı
Kandan Beslenenlerin Konforuna İnat: Bize Düşen Sağduyu
Futbol Sahasında Ayrışma Değil, Ortak Değerler: Amedspor Gerçeği
Yorum Yap