Gazeteci Fulya Öztürk, Mart 2026 itibarıyla ABD ve İsrail’in hava harekatlarının (Epic Fury / Aslan Kükremesi Operasyonu) hedefi olan İran’ın kalbinden, çatışmaların ve ağır ekonomik yaptırımların gölgesinde kalan çarpıcı bir “savaş ekonomisi” tablosu aktardı. Sizin de belirttiğiniz gibi, her gün bombalanan bir ülkede fiyatların nasıl bu kadar düşük kalabildiği, derin bir araştırmacı perspektifi gerektiriyor. İşte…
Gazeteci Fulya Öztürk, Mart 2026 itibarıyla ABD ve İsrail’in hava harekatlarının (Epic Fury / Aslan Kükremesi Operasyonu) hedefi olan İran’ın kalbinden, çatışmaların ve ağır ekonomik yaptırımların gölgesinde kalan çarpıcı bir “savaş ekonomisi” tablosu aktardı.
Sizin de belirttiğiniz gibi, her gün bombalanan bir ülkede fiyatların nasıl bu kadar düşük kalabildiği, derin bir araştırmacı perspektifi gerektiriyor. İşte savaşın, krizin ve ucuzluğun bir arada yaşandığı o karmaşık tablo:
İran, 28 Şubat 2026’da başlayan ve 12. gününe giren ağır bir bombardıman altında. Başkent Tahran dahil 26 eyalette 10 binden fazla noktanın vurulduğu, “petrol yağmurlarının” yağdığı bir ortamda, Fulya Öztürk’ün paylaştığı “Domates 16 TL, Benzin 1 TL” verileri ilk bakışta imkansız gibi görünüyor. Ancak bu durum, tesadüf değil; bilinçli bir “Hayatta Kalma Ekonomisi” stratejisidir.
| Ürün | İran (Savaş Altında) | Türkiye (Mart 2026) | Analiz |
| Benzin (1 L) | < 1 TL | ~60,50 TL | İran petrolü kendi üretiyor ve savaşta morali yüksek tutmak için “bedava” veriyor. |
| Domates (1 kg) | 16 TL | ~65 TL | İran’da ürün iç pazara hapsolmuş durumda; Türkiye’de ise maliyetler küresel kura endeksli. |
| Ekonomi Modeli | Savaş/Karne Düzeni | Pazar Ekonomisi | İran’da fiyatlar yapay olarak baskılanıyor; Türkiye’de piyasa gerçekleri hakim. |
Fulya Öztürk’ün “ucuz” olarak nitelendirdiği bu coğrafyada, aslında her bir kuruşun bedeli ağır ödeniyor:
İran’daki bu ucuzluk, ekonomik bir başarı değil; bir kuşatılmışlık sonucudur. Ülke, dış dünyadan koptuğu ve kendi içine kapandığı için ürünler TL bazında ucuz görünmektedir. Ancak bu “ucuz” yaşamın bedeli, her gün düşen bombalar ve belirsiz bir gelecektir.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap