ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat sabahı patlak veren gerginlikte beşinci güne girilirken, savaşın cephe hattı kadar yoğun bir diğer alanı da dijital dünya oldu. Sosyal medya platformları, çatışmalara ait olduğu iddia edilen ancak gerçekle ilgisi bulunmayan yüzlerce görüntüyle dolup taşmış durumda. Uzmanların “anlatı savaşı” olarak adlandırdığı bu süreçte, yapay zeka tarafından üretilen içerikler…
ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat sabahı patlak veren gerginlikte beşinci güne girilirken, savaşın cephe hattı kadar yoğun bir diğer alanı da dijital dünya oldu. Sosyal medya platformları, çatışmalara ait olduğu iddia edilen ancak gerçekle ilgisi bulunmayan yüzlerce görüntüyle dolup taşmış durumda. Uzmanların “anlatı savaşı” olarak adlandırdığı bu süreçte, yapay zeka tarafından üretilen içerikler ile tarihsel görüntülerin manipülasyonu, hakikatle kurgu arasındaki çizgiyi her zamankinden daha fazla bulanıklaştırıyor.

Sosyal medyada son günlerin en çok paylaşılan görsellerinden biri, ABD’ye ait USS Abraham Lincoln uçak gemisinin bir balistik füzeyle vurulduğunu iddia eden fotoğraftı. Ancak yapılan görsel analizler ve tarihsel kayıtlar, bu iddianın tamamen asılsız olduğunu ortaya koyuyor.
Söz konusu fotoğraf, aslında 29 Temmuz 1967 tarihinde Vietnam Savaşı sırasında USS Forrestal (CVA-59) uçak gemisinde yaşanan trajik bir yangına ait. 134 denizcinin hayatını kaybettiği bu tarihi kaza, bugün dijital dezenformasyonun bir parçası olarak “yeni bir saldırı” gibi kamuoyuna sunuluyor. Geçmişin acı hatıraları, günümüzün siyasi gerilimlerinde birer algı silahı olarak kullanılıyor.
Dezenformasyonun bir diğer ayağını ise yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde üretilen videolar oluşturuyor. Özellikle Tel Aviv’e füze atıldığı anları gösterdiği iddia edilen ve “kıyamet senaryosu” temasıyla paylaşılan görüntüler, yakından incelendiğinde yapay zekanın tipik kusurlarını ele veriyor:
Bu durum, modern savaşın sadece füzelerle değil, piksellerle de yürütüldüğünü kanıtlıyor. Yapay zekanın sunduğu hız ve ikna kabiliyeti, doğrulanmamış bilginin ışık hızında yayılmasına neden olurken; toplumlar, hangisinin gerçek hangisinin kurgu olduğu konusunda derin bir kafa karışıklığı yaşıyor.
Dijital platformların denetim mekanizmalarının yetersiz kalması, dezenformasyonun “bilgi kirliliği” aşamasını geçerek bir “güvenlik sorunu” haline gelmesine yol açıyor. Bugün geldiğimiz noktada, paylaşılan bir görselin doğruluğunu teyit etmeden inanmak, savaşın psikolojik cephesinde teslim olmak anlamına geliyor. Sosyal medya kullanıcılarının “dijital okuryazarlık” ve “eleştirel şüphecilik” zırhını kuşanması, bu yeni nesil savaşta hakikati korumanın tek yolu gibi görünüyor.
Akrep ve Yılanın Geçemediği Eşik: Diyarbakır Surları’nın Görünmez Zırhı
Stratejik Analiz: Yeni Dünya Düzeni Ve Büyük Ayıklanma
İsrail’in Hedefli Suikast Stratejisi: Başarının Arkasındaki Dinamikler
İRAN İSRAİL’İ GECE VURACAK: GÖRÜNMEZ TEKNOLOJİ VE KÜRESEL SOKAK SAVAŞLARI!
Diyarbakır Surları Neden Kalkan Balığı Şeklinde?
Yorum Yap