Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, meme kanseri tedavisinde çığır açan bir yeniliğe imza atarak bölgenin ilk “videoendoskopik meme cerrahisi”ni (kapalı meme ameliyatı) başarıyla gerçekleştirdi. Bu yeni nesil yöntem sayesinde kanserli doku temizlenirken aynı seansta memenin yeniden şekillendirilmesi sağlanarak hastaların estetik ve psikolojik travma yaşaması engelleniyor. Sağlıkta ileri teknoloji ve uzmanlık, Doğu ve Güneydoğu…
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, meme kanseri tedavisinde çığır açan bir yeniliğe imza atarak bölgenin ilk “videoendoskopik meme cerrahisi”ni (kapalı meme ameliyatı) başarıyla gerçekleştirdi. Bu yeni nesil yöntem sayesinde kanserli doku temizlenirken aynı seansta memenin yeniden şekillendirilmesi sağlanarak hastaların estetik ve psikolojik travma yaşaması engelleniyor.
Sağlıkta ileri teknoloji ve uzmanlık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki hastalar için batı illerine göç etme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Diyarbakır’da Cerrahi Onkoloji ve Plastik Cerrahi ekiplerinin omuz omuza girdiği otonom ve titiz operasyonda, meme kanseri cerrahisi tamamen özel kamera sistemleriyle, ‘kapalı’ olarak yapıldı.
Sürecin mimarlarından Cerrahi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Salim İlksen Başçeken, uygulanan yöntemin merkezinde “güvenli kanser tedavisi”nin yattığını, ancak devrimin işin estetik kısmında gizli olduğunu vurguluyor.
Yeni yöntemin hastalara sunduğu en büyük avantaj, büyük ve ürkütücü ameliyat izlerinin tarihe karışması. İleri düzey kameralar yardımıyla meme başı çevresi veya koltuk altı gibi görünmeyen noktalardan açılan minimal kesilerle tümör vücuttan uzaklaştırılıyor. Daha da önemlisi, aynı operasyon masasında memenin yeniden yapılandırılması tamamlanıyor. Bu durum, hastanın ameliyat sonrasında aynaya baktığında yaşayacağı psikolojik yıkımı önleyerek yaşam kalitesini ve moral motivasyonunu zirvede tutuyor.
Kimlere Uygulanabiliyor?
Doç. Dr. Başçeken, bu mucizevi yöntemin her hasta için bir standart olmadığını hatırlatarak şu kritik kriterlere dikkat çekiyor:
Bu tarihi operasyonun ilk kahramanı ise yaşamını İstanbul’da sürdüren Zehra Çeter oldu. Göğsündeki kitleyi fark eder etmez zamanla yarışa giren Çeter, tedavi zorluklarını ailesinin desteğiyle aşmak için rotasını Diyarbakır’a çevirdi.
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran ve bölgenin ilk kapalı meme ameliyatı hastası olarak tarihe geçen Çeter, “Ailemin yanımda olması en büyük gücümdü. Bu zorlu süreci memleketimde, böylesine uzman bir kadronun elinde atlatmış olmak benim için büyük şans.” diyerek sağlık ekibine minnetini dile getirdi.
Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise bu gelişmenin sadece bir ameliyat değil, bölgesel sağlık altyapısının ulaştığı zirvenin bir kanıtı olduğunu belirtti. Asiltürk, “Vatandaşlarımızın, en karmaşık onkolojik operasyonlar için dahi büyükşehirlere gitmek zorunda kalmadan kendi memleketlerinde şifa bulabilmesi en büyük önceliğimizdir. Bu vizyonu gerçeğe dönüştüren tüm ekibi yürekten kutluyorum.” ifadelerini kullandı.
Tarihi Operasyonun Arkasındaki Uzman Kadro:
Cerrahi Onkoloji ile Plastik Cerrahinin güçlerini birleştirdiği operasyon; Doç. Dr. Salim İlksen Başçeken, Op. Dr. İsmail Can Tercan, Op. Dr. Hogir Aslan, Dr. İbrahim İşler ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ersin Yavuz’dan oluşan multidisipliner bir ekip tarafından gerçekleştirildi.
Haber: Cihat TOPRAK
Yorum Yap