7 Mayıs 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni zam kararıyla, Diyarbakır’da şehir içi toplu taşıma ücretleri adeta cep yakar hale geldi. Minibüslerde tam yolcu ücreti 25 TL’ye, öğrenci ücreti 15 TL’ye yükselirken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı toplu taşıma araçları ve özel halk otobüslerinde tam bilet 20 TL, öğrenci bileti ise 10 TL olarak belirlendi. Ancak bu…
7 Mayıs 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni zam kararıyla, Diyarbakır’da şehir içi toplu taşıma ücretleri adeta cep yakar hale geldi. Minibüslerde tam yolcu ücreti 25 TL’ye, öğrenci ücreti 15 TL’ye yükselirken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı toplu taşıma araçları ve özel halk otobüslerinde tam bilet 20 TL, öğrenci bileti ise 10 TL olarak belirlendi. Ancak bu zam, benzinde indirim yapılırken asgari ücret ve maaşlara herhangi bir artışın olmaması nedeniyle vatandaşlar tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Ekonomik krizin gölgesinde, halkın alım gücünün her geçen gün eridiği bir dönemde yapılan bu zam, adeta bir zulüm olarak nitelendiriliyor.
Zam Kararı: Gerekçe mi, Bahane mi?
Diyarbakır Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından alınan zam kararının gerekçesi, artan akaryakıt, bakım ve personel maliyetleri olarak açıklanıyor. Ancak, tam da benzinde indirim yapıldığı bir dönemde bu zammın hayata geçirilmesi, kararın zamanlamasını ve gerekçesini sorgulatıyor. Vatandaşlar, “Benzin fiyatları düşüyorken, toplu taşımaya neden zam yapılıyor? Bu, halkın sırtına vurulan yeni bir darbe” diyerek öfkelerini dile getiriyor. Üstelik asgari ücret ve memur maaşlarına zam yapılmaması, bu zammı daha da kabul edilemez kılıyor. Halk, zaten geçim derdiyle boğuşurken, günlük ulaşım masraflarının bu denli artmasıyla daha da köşeye sıkışmış durumda.
Vatandaşın Sesi: “Bu Zam Haksızlık!”
Diyarbakır’da yaşayan vatandaşlar, zam kararına sosyal medya ve sokak röportajlarında sert eleştiriler yöneltiyor. Bir üniversite öğrencisi, “Aldığımız burs zaten kiraya ve yemeğe zor yetiyor. Şimdi bir de ulaşım masrafı iki katına çıktı. Günde dört kez minibüse binsem, ayda 600 TL sadece yola gidecek. Bu nasıl bir adalet?” diyerek isyan ediyor. Asgari ücretle geçinen bir işçi ise, “Maaşımız yerinde sayıyor, her şeye zam geliyor. Ekmek, su, ulaşım… Bu gidişle işe yürüyerek gitmek zorunda kalacağız” sözleriyle çaresizliğini ifade ediyor.
Özellikle öğrenciler ve dar gelirli aileler, bu zammın hayatlarını daha da zorlaştırdığını vurguluyor. Bir veli, “Çocuğum okula gidip gelirken artık iki katı para ödeyeceğiz. Bu zam, çocuklarımızın eğitim hakkına bile darbe vuruyor” diyerek duruma tepki gösteriyor. Sosyal medyada da #DiyarbakırZamZulümdür etiketiyle paylaşımlar artarken, vatandaşlar yerel yönetimden bu kararın geri alınmasını talep ediyor.
Ekonomik Kriz ve Zamların Gölgesinde Diyarbakır
Türkiye’de enflasyonun resmi verilerin ötesinde hissedildiği bir dönemde, Diyarbakır gibi gelir seviyesinin düşük olduğu bir şehirde ulaşım zamları halkı derinden etkiliyor. Asgari ücretin alım gücü her geçen gün erirken, temel ihtiyaçlara ve ulaşıma yapılan zamlar, yoksullaşmayı daha da derinleştiriyor. Benzindeki indirim, vatandaşın cebine yansımadan toplu taşıma ücretlerine zam olarak geri dönüyor. Bu durum, halk arasında “Zengin daha zengin, fakir daha fakir oluyor” söylemini güçlendiriyor.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin zam kararını savunurken kullandığı “maliyet artışı” gerekçesi, vatandaşlar tarafından inandırıcı bulunmuyor. Halk, yerel yönetimin halkın yanında durması gerektiğini, zam yerine sübvansiyon veya alternatif çözümler üretilmesini bekliyor. Öte yandan, merkezi hükümetin asgari ücret ve maaşlara zam yapmaması, yerel zamların etkisini daha da ağırlaştırıyor. Vatandaşlar, “Hükümet benzinde indirim yaptık diye övünürken, bizim cebimize giren bir şey yok. Zam üstüne zamla geçim derdi çekiyoruz” diyerek tepkilerini hükümete de yöneltiyor.
Çözüm Önerileri: Halkın Nefes Alması İçin Ne Yapılmalı?
Diyarbakır’daki ulaşım zammına karşı halkın talepleri net: Zam kararı geri alınmalı ve halkın ekonomik yükü hafifletilmeli. Uzmanlar, yerel yönetimlerin toplu taşımada sübvansiyon politikalarını artırmasını, ücretsiz veya indirimli ulaşım seçeneklerini genişletmesini öneriyor. Örneğin, öğrencilerin toplu taşımadan ücretsiz yararlanması veya dar gelirli ailelere ulaşım desteği sağlanması, bu tür zamların etkisini azaltabilir. Ayrıca, akaryakıt indirimlerinin toplu taşıma ücretlerine yansıtılması, vatandaşın cebine doğrudan katkı sağlayabilir.
Yorum Yap