Ortadoğu’da ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaların 13. gününe girildiği bir süreçte, PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, bölgedeki gelişmelere ve Kürt siyasetinin stratejisine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kalkan, Kürt halkının küresel güçlerin veya bölgesel statükonun birer “aracı” olmayacağını vurgulayarak, çözümün dış müdahalede değil, İran’ın demokratik bütünlüğü içinde aranması gerektiğini savundu. “Hegemonya Değişimi Özgürlük Getirmez”…
Ortadoğu’da ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaların 13. gününe girildiği bir süreçte, PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, bölgedeki gelişmelere ve Kürt siyasetinin stratejisine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kalkan, Kürt halkının küresel güçlerin veya bölgesel statükonun birer “aracı” olmayacağını vurgulayarak, çözümün dış müdahalede değil, İran’ın demokratik bütünlüğü içinde aranması gerektiğini savundu.
Kalkan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası bir askeri zaferinin bölgede gerçek bir demokratikleşme yaratmayacağını iddia etti. Mülakatında şu soruyu yöneltti:
“Farz edelim İran’a saldıran güçler ABD ve İsrail kazandılar. Ne olacak, ne değişecek? İran egemenliğinin yerini İsrail hegemonyası, ABD etkinliği alacak. Acaba daha özgürlükçü, barışçı, demokratik mi olacak? Hayır.”
Kalkan’a göre bu savaş, halkların çıkarına değil, küresel sermaye ile yerel ulus-devlet statükosu arasındaki bir “rant ve etkinlik savaşı” olarak okunmalıdır.
Kürt halkının dış güçlerin askeri olarak kullanılacağı yönündeki iddialara sert tepki gösteren Kalkan, Kürtlerin yüzyıllık bir mücadele tarihine ve özgün bir siyasi iradeye sahip olduğunu belirtti. “Kürtler kendilerini biliyorlar, tarihin derinliklerinden geliyorlar” diyen Kalkan, Kürt siyasetinin “Üçüncü Yol” (ne küresel güçlerin ne de mevcut baskıcı rejimlerin safında yer almayan çizgi) stratejisini koruyacağını ifade etti.
Kalkan, İran’daki mevcut krizin çözümüne dair şu temel prensipleri sıraladı:
Açıklamalarında Türkiye’deki iç siyasete ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki “bölgesel risk” uyarılarına da atıfta bulunan Kalkan, Türkiye’nin güvenliğinin sınır ötesi askeri operasyonlardan ziyade, içerideki demokratik çözüm süreçlerinden geçtiğini öne sürdü. Ortadoğu’nun füzelerin uçuştuğu bir savaş alanına döndüğünü belirten Kalkan, bu kaostan çıkışın ancak halklar arası diyalogla mümkün olabileceğini ifade etti.
Analiz: Duran Kalkan’ın bu açıklamaları, özellikle PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) gibi grupların İran içindeki potansiyel hareketliliği tartışılırken, örgütün İran savaşına dair mesafeli ve temkinli bir pozisyon aldığını göstermesi açısından önem taşıyor.
Bukalemun Stratejisi: Hasan Sabbah’tan MOSSAD’a Gizli Tarih
Diyarbakır’ın Yeraltı Dehlizleri ve El-Cezeri’nin Saklı Mirası
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan’ın “Diyarbakır’da Edebî Muhitler” Eseriyle Yeniden Okumak – II
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Yorum Yap