Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, katıldığı bir programda gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Türkiye’deki hukuk sistemi ve toplumsal yozlaşma tartışmalarına değinen Ünlü, “Şeriat” konusunda bir referandum yapılması gerektiğini savundu. “Millet Kendi Hukukunu Seçsin” Son dönemde artan suç oranları, adalet sistemine yönelik eleştiriler ve “ahlaki çöküş” iddiaları üzerinden konuşan Ünlü, çözümün İslami hukuk…
Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, katıldığı bir programda gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Türkiye’deki hukuk sistemi ve toplumsal yozlaşma tartışmalarına değinen Ünlü, “Şeriat” konusunda bir referandum yapılması gerektiğini savundu.
Son dönemde artan suç oranları, adalet sistemine yönelik eleştiriler ve “ahlaki çöküş” iddiaları üzerinden konuşan Ünlü, çözümün İslami hukuk kurallarında olduğunu ileri sürdü. Tartışmaların demokratik bir zeminde sonuçlanması gerektiğini belirten Ünlü, şu ifadeleri kullandı:
“Sürekli birileri ‘Şeriat gelirse ne olur?’ diye korkutuyor. Kimse kimseden korkmasın. Eğer bu millet müslümansa, kendi inancına uygun bir hukuk sistemi isteyip istemediği kendisine sorulmalıdır. Buyurun, milletin önüne sandığı koyun; halk ‘Şeriat’ mı diyor, ‘Mevcut sistem’ mi diyor, kararı millet versin.”
Ünlü, önerisinin temel dayanağı olarak mevcut yasaların suçla mücadelede yetersiz kaldığını iddia etti. Özellikle cinayet, taciz ve hırsızlık gibi suçlarda “kısas” ve ağır yaptırımların caydırıcı olacağını savunan Ünlü, referandumun bir “hak arayışı” olduğunu dile getirdi.
Ünlü’nün bu çıkışı, sosyal medyada ve siyasi kulislerde büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Hukukçular, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değiştirilemez maddelerine dikkat çekerek konuyu şu başlıklarla değerlendirdi:
| Başlık | Detay |
| Öneri Sahibi | Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet) |
| Ana Talep | Şeriat kurallarının halk oylamasına (referandum) sunulması. |
| Temel Argüman | Demokratik hak ve suçla mücadelede caydırıcılık. |
| Hukuki Durum | Anayasa’nın 2. maddesi (Laiklik) gereği hukuken mümkün görünmüyor. |
Gelişmeler, Türkiye’nin yönetim biçimi ve hukuk sistemi üzerine süregelen “geleneksel-modern” tartışmalarını bir kez daha en üst sıraya taşıdı.
Taşın Zikri, Şehrin Sabrı: Ulu Cami’nin Vicdan Terazisi
Bazaltın Kalbindeki Kozmik Fısıltı: Diyarbakır’ın Yıldız Tozlu Kilisesi
Görünmez İmparatorluk: 2026 İran Savaşının 21. Günü ve Küresel Ekonominin “Hürmüz” İmtihanı
Viyana Önlerinde Devlet Aklı Celladını Kendi Elleriyle Boğazladı
Tarihe Şerefle Düşülen Not: Çanakkale’den Bugüne
Yorum Yap