Anadolu coğrafyası, Hititlerden Osmanlı’ya, Roma’dan Cumhuriyet’e kadar onlarca medeniyete ev sahipliği yaptı. Bu zenginlik, şehirlerin isimlerine de yansıdı. Kimi isimler dilden dile geçerken fonetik olarak evrildi, kimisi Cumhuriyet devrimleriyle Türkçeleştirildi, kimisi ise tarihi onurlandırmak adına madalyalar aldı. Elimizdeki liste basit bir “isim değişikliği” listesi değil; aslında Türkiye’nin sosyolojik ve politik tarihinin bir özetidir. İşte şehir…
Anadolu coğrafyası, Hititlerden Osmanlı’ya, Roma’dan Cumhuriyet’e kadar onlarca medeniyete ev sahipliği yaptı. Bu zenginlik, şehirlerin isimlerine de yansıdı. Kimi isimler dilden dile geçerken fonetik olarak evrildi, kimisi Cumhuriyet devrimleriyle Türkçeleştirildi, kimisi ise tarihi onurlandırmak adına madalyalar aldı.
Elimizdeki liste basit bir “isim değişikliği” listesi değil; aslında Türkiye’nin sosyolojik ve politik tarihinin bir özetidir. İşte şehir isimlerinin değişiminin ardındaki 4 temel mekanizma ve şaşırtıcı detaylar:
İsim değişikliklerinin en gurur verici olanları, Milli Mücadele döneminde gösterilen direnişin ardından verilen unvanlardır. Bu isimler, şehirlerin kimliğini tamamen değiştirmiştir.
Pek çok şehir ismi aslında “değiştirilmedi”, sadece halkın ağzında yüzyıllar içinde yumuşayarak bugünkü halini aldı. Antik Yunanca veya Latince isimler, Türk gırtlağına uygun hale getirildi.
💡 İlginç Detay: İstanbul ismi sanılanın aksine Osmanlıca değil, Rumca kökenlidir. “Eis ten polin” (Şehre doğru/Şehirde) kalıbının zamanla “İstimbol” ve “İstanbul”a dönüşmesiyle oluşmuştur. Osmanlı belgelerinde ise şehir sıklıkla Konstantiniyye olarak anılmıştır.
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, ulus-devlet inşası sürecinde anlamı Türkçe olmayan veya “gayrimüslim” geçmişi çağrıştıran yer adları, Öztürkçe veya yerel kahramanların adlarıyla değiştirildi.
| Eski Adı | Yeni Adı | Değişim Hikayesi |
| Kırkkilise | Kırklareli | İçinde “Kilise” kelimesi geçtiği için, 1924’te “Kırklar” (kutsal kişiler) atfıyla değiştirildi. |
| Mamuretülaziz | Elazığ | Sultan Abdülaziz’in imar ettiği şehir anlamına geliyordu. Atatürk buraya “Azığı (bolluğu) bol il” anlamında Elazık dedi, zamanla Elazığ oldu. |
| Dersim | Tunceli | 1935 yılında çıkarılan kanunla bölgenin adı, “Tunç gibi sağlam eli olanların yeri” anlamında Tunceli yapıldı. |
| Karaköse | Ağrı | Adını yanı başındaki heybetli Ağrı Dağı’ndan aldı. |
| Bozok | Yozgat | Aslında bölgenin (sancağın) adı Bozok’tu, şehir merkezi Yozgat’tı. Cumhuriyet döneminde il adı Yozgat olarak sabitlendi. |
Listede görülen bazı isimler, aslında şehrin eski adı değil, merkez ilçesinin veya bağlı olduğu coğrafyanın adıdır. Bu durum sık sık kafa karışıklığı yaratır.
Listede Diyarbekir -> Diyarbakır değişimi basit bir harf değişikliği gibi görünse de arkasında ilginç bir hikaye yatar.
Şehrin adı Osmanlı’da Diyar-ı Bekir (Bekir’in memleketi – Bekir bin Vail kabilesinden) idi. 1937’de Atatürk şehri ziyaret ettiğinde, bölgedeki bakır madenlerine atıfta bulunarak ve Türk tarih tezine dayandırarak ismin Diyarbakır (Bakır ülkesi) olarak değiştirilmesini istemiş, bu talep dil kurultayında kabul görmüştür.
Listeye baktığımızda Artvin’den (Artavini) Siirt’e (Siird), Çankırı’dan (Gangra) Sinop’a (Sinope) kadar pek çok şehrin isminin binlerce yıllık bir mirasın devamı olduğunu görüyoruz. İsimler bazen politik, bazen coğrafi, bazen de dilsel sebeplerle değişse de; Anadolu’nun her şehri, isminde bir imparatorluğun, bir savaşın veya bir medeniyetin izini taşımaya devam ediyor.
Kara Taşın Hafızası ve Bir Telgrafın Ucundaki Şehir: ‘Bekir’den ‘Bakır’a Gizli Tarih
KIZIL KAFTAN: BİR KARDİYOLOĞUN TARİHSEL HAFIZAYA TUTTUĞU NABIZ
Deri Koltuklar ve Beton Odalar: Vekaletin Gerçek Sınavı
Kandan Beslenenlerin Konforuna İnat: Bize Düşen Sağduyu
Futbol Sahasında Ayrışma Değil, Ortak Değerler: Amedspor Gerçeği
Yorum Yap