Kanada’nın British Columbia eyaletinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan Tumbler Ridge Ortaokulu katliamına ilişkin yürütülen soruşturma, devlet kurumlarındaki büyük bir ihmaller zincirini gün yüzüne çıkardı. 18 yaşındaki saldırgan Jesse Van Rootselaar’ın ağır psikolojik sorunları nedeniyle daha önce silahlarına el konulduğu, ancak emniyet birimlerinin bu silahları daha sonra saldırgana iade ettiği ortaya çıktı. BRITISH COLUMBIA – Kanada’nın…
Kanada’nın British Columbia eyaletinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan Tumbler Ridge Ortaokulu katliamına ilişkin yürütülen soruşturma, devlet kurumlarındaki büyük bir ihmaller zincirini gün yüzüne çıkardı. 18 yaşındaki saldırgan Jesse Van Rootselaar’ın ağır psikolojik sorunları nedeniyle daha önce silahlarına el konulduğu, ancak emniyet birimlerinin bu silahları daha sonra saldırgana iade ettiği ortaya çıktı.
BRITISH COLUMBIA – Kanada’nın sakin kasabalarından Tumbler Ridge’de gerçekleşen ve tüm ülkeyi yasa boğan saldırının yankıları sürüyor. Polis Müdürü Dwayne McDonald tarafından yapılan son açıklamalar, saldırganın profilindeki karanlık noktaları ve güvenlik sistemindeki boşlukları bir bir deşifre etti.
Sistem Saldırganı Yakından Tanıyordu
Yapılan incelemelere göre, 18 yaşındaki trans kadın Jesse Van Rootselaar, saldırıyı gerçekleştirdiği okulun eski bir öğrencisiydi ve eğitimini dört yıl önce yarıda bırakmıştı. Ancak Rootselaar, polis için “yabancı” bir isim değildi. Zanlının uzun süredir ciddi ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele ettiği ve bu durumun emniyet birimleri tarafından bilindiği kaydedildi. Polis ekiplerinin, son yıllarda aile evine defalarca “güvenlik ve ruh sağlığı endişesi” gerekçesiyle gittiği, hatta Rootselaar’ın eyaletteki “Ruh Sağlığı Yasası” kapsamında en az bir kez zorunlu psikiyatrik değerlendirme için gözetim altına alındığı bildirildi.
Silahların İadesi Skandala Dönüştü
Soruşturmanın en çok tartışılan noktası ise silahlanma süreci oldu. Geçmişte ateşli silah lisansına sahip olan ancak saldırı sırasında lisans süresinin dolduğu belirlenen Rootselaar’ın, daha önce “güvenlik riski” oluşturduğu gerekçesiyle silahlarına el konulduğu tespit edildi. Ancak dehşet verici olan, polisin el koyduğu bu silahları bir süre sonra genç kadına geri iade etmiş olması. Saldırıda kullanılan uzun namlulu silah ve modifiye edilmiş tabancanın, polisin iade ettiği silahlar olup olmadığına dair teknik inceleme devam ediyor.
Önce Ailesini, Sonra Okulunu Hedef Aldı
Saldırı gününün kronolojisi, olayın vahametini bir kez daha göz önüne serdi. Dehşet saçmaya kendi evinden başlayan Rootselaar, önce 39 yaşındaki annesini ve 11 yaşındaki üvey kardeşini katletti. Ardından eski okuluna giden saldırgan, burada bir öğretmen ve 6 öğrenciyi rastgele seçerek öldürdükten sonra aynı silahla yaşamına son verdi.
Kamuoyu Cevap Bekliyor
Kanada Kraliyet Atlı Polisi (RCMP), saldırganın dijital verilerini ve geçmiş kayıtlarını mercek altına alırken, kamuoyu şimdi tek bir soruya odaklanmış durumda: “Ruh sağlığı yerinde olmadığı tescillenen ve potansiyel tehlike arz eden birine, el konulan silahlar neden geri verildi?” Federal düzeyde yankı bulması beklenen bu skandalın, Kanada’daki silah yasaları ve ruh sağlığı takip sisteminde köklü değişikliklere yol açması bekleniyor.
Yorum Yap