Sayıştay’ın son denetim raporları, sağlık sisteminde yaşanan inanılmaz bir “arka kapı” oyununu gün yüzüne çıkardı. Tam 7 büyük üniversitede görevli bazı öğretim üyesi hekimlerin, “danışmanlık” kılıfı altında kendi şirketlerini kurarak özel muayenehane gibi çalıştıkları ve hastanelerin döner sermayesini sistem dışı bıraktıkları tespit edildi.
Gazi, İstanbul, Ege, Dicle, Gaziantep, Kocaeli ve Ondokuz Mayıs Üniversitelerinde mercek altına alınan yapı, adeta bir şirketleşme ağına dönüşmüş durumda. Rapora göre; akademisyen hekimler, kurdukları paravan şirketler üzerinden hasta kabul edip muayene hizmeti veriyor. Bu sayede elde edilen devasa gelirler, üniversitelerin döner sermaye kasasına hiç uğramadan doğrudan şahıs şirketlerinin hesaplarına akıyor.
Sistemin en çarpıcı yanı ise, hazine ve bilimsel araştırma paylarının tamamen devre dışı bırakılmasına rağmen, ilgili hekimlerin üniversiteden tıkır tıkır “taban ve teşvik ödemesi” almaya devam etmesi oldu.
Ortaya çıkan tablo sadece döner sermaye kaybıyla sınırlı kalmadı. Denetimlerde, bazı üniversitelerde hastalardan “bilimsel görüş” ve “danışmanlık” adı altında akılalmaz ücretler talep edildiği belgelendi. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği resmi muayene tarifelerinin çok üzerinde tahsil edilen bu fahiş rakamlar, hasta mağduriyetini ve denetim boşluğunu da gözler önüne serdi.
Durumu rapora bağlayan Sayıştay, mevzuatta yer alan çok özel istisnai durumlar dışında, öğretim üyelerinin şirket kurarak kendi nam ve hesabına hasta kabul etmesinin yasalara kesinlikle aykırı olduğunun altını çizdi.
Söz konusu vahim tespitler resmi denetim raporlarına yansırken, gözler şimdi adı geçen üniversite yönetimlerinde ve başlatılacak yasal süreçlerde. İlgili kişi ve kurumların raporlara karşı açıklama ve itiraz hakları ise saklı tutuluyor.
Yorum Yap