İstanbul’un en hareketli noktalarından biri olan Etiler, film sahnelerini aratmayan korkunç bir şiddet sarmalına sahne oldu. Sabah saatlerinde ateşe verilen ünlü bir gece kulübünün sahibi, olaydan yalnızca birkaç saat sonra evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Önce Alevler Yükseldi Olaylar zinciri, sabahın erken saatlerinde Etiler’de bulunan lüks bir gece kulübünde başladı. Kimliği belirsiz…
İstanbul’un en hareketli noktalarından biri olan Etiler, film sahnelerini aratmayan korkunç bir şiddet sarmalına sahne oldu. Sabah saatlerinde ateşe verilen ünlü bir gece kulübünün sahibi, olaydan yalnızca birkaç saat sonra evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Olaylar zinciri, sabahın erken saatlerinde Etiler’de bulunan lüks bir gece kulübünde başladı. Kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce binaya yanıcı madde dökülerek mekan ateşe verildi. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede kontrol altına alırken, o esnada içeride kimsenin bulunmaması olası bir can kaybını önledi. Ancak bu yangın, yaşanacak daha büyük bir dehşetin habercisiydi.
Yangın olayının üzerinden henüz birkaç saat geçmişken, gece kulübünün sahibi 53 yaşındaki Yusuf Durmuş, evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Pusu kuran saldırganlar, Durmuş’a kurşun yağdırdı. Vücuduna isabet eden 4 mermiyle ağır yaralanan iş insanı, çevredekilerin yardımıyla acilen hastaneye kaldırıldı.
Hastanede ameliyata alınan Yusuf Durmuş, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Durmuş’un ölüm haberi ailesini ve yakınlarını yasa boğarken, saldırganların olay yerinden kaçtığı öğrenildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, hem kundaklama hem de cinayet olayları arasında doğrudan bağlantı olduğu ihtimali üzerinde duruyor. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleme altına alan asayiş ekipleri, saldırganların kimliğini tespit etmek ve olayın arkasındaki azmettiricilere ulaşmak için geniş çaplı bir operasyon başlattı.
Şehrin göbeğinde yaşanan bu organize saldırı, İstanbul’daki “mekan savaşları” ve “hesaplaşma” iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Şehrin Kalbindeki Şeytan ve Dört Ayaklı Sır
Halepçe’nin Acı Hafızası: Tarihin Tozlu Raflarından Bugüne Bir Uyarı
Yorum Yap