Diyarbakır ve çevresinde etkili olan aşırı sıcaklar, bölgenin önemli su kaynaklarından Devegeçidi Barajı’nda ciddi bir su seviyesi düşüşüne yol açtı. Son verilere göre, baraj gölünün doluluk oranı üç ayda yüzde 65’ten yüzde 27’ye düşerken, kıyı şeridinin 100 metre kadar çekildiği gözlemlendi . Bu durum, hem insan yaşamını hem de bölgedeki biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor. Su…
Diyarbakır ve çevresinde etkili olan aşırı sıcaklar, bölgenin önemli su kaynaklarından Devegeçidi Barajı’nda ciddi bir su seviyesi düşüşüne yol açtı. Son verilere göre, baraj gölünün doluluk oranı üç ayda yüzde 65’ten yüzde 27’ye düşerken, kıyı şeridinin 100 metre kadar çekildiği gözlemlendi . Bu durum, hem insan yaşamını hem de bölgedeki biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor.
Devegeçidi Sulama Barajı’nda yaşanan su kaybı, bu yazın kavurucu sıcakları ve yağış azlığı nedeniyle rekor seviyelere ulaştı. Haziran ayında yüzde 65 olan doluluk oranının temmuz sonunda yüzde 27’ye kadar gerilemesi, bölgede acil önlem alınması gerektiğini gösteriyor . Baraj gölünün kıyı şeridinde 100 metrelik bir çekilme yaşanırken, bu durum hem su kaynaklarının azalması hem de ekolojik dengenin bozulması anlamına geliyor.
Prof. Dr. Ali Satar, durumu “Hava sıcaklarının aşırı şekilde devam etmesi nedeniyle şehir merkezimize çok yakın olan Devegeçidi Barajı’nda su seviyesi oldukça azaldı. Gölette hem derinliğin hem de suyun miktarının çok azaldığını görüyoruz” sözleriyle özetliyor .
220 milyon metreküp su toplama hacmine sahip Devegeçidi Barajı, başta tarımsal sulama olmak üzere bölgenin su ihtiyacını karşılayan hayati bir kaynak. Ancak su seviyesindeki düşüş, özellikle yakın bölgelerde yapılan mısır ekimini de riske atıyor . Prof. Dr. Satar, “Bildiğimiz kadarıyla yakın yerlerde mısır ekimi yapılmaktadır. Bu sudan yararlandıklarını düşünüyoruz. Fakat suyun çok azaldığını görüyoruz. Bu bizim için büyük bir tehlike” uyarısında bulunuyor .
Baraj, aynı zamanda 110’dan fazla kuş türüne ev sahipliği yapan ekolojik açıdan kritik bir habitat. Nesli tehlike altındaki pasbaş patka (Aythya nyroca) ve yaz ördeği (Marmaronetta angustirostris) gibi türlerin üreme alanı olan barajda su seviyesinin düşmesi, bu canlıların yaşam alanlarını kaybetmesi anlamına geliyor . Biyoçeşitlilik ve Çevre Koruma Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç, “Biyoçeşitliliği koruma açısından yeri geldiğinde oraya takviye yapmamız lazım. Eğer biyoçeşitlilik azalırsa tarım alanlarında verimlilikte ciddi düşüşler olur. Parazitler veya viral hastalıklarda ciddi artışlar olabilir” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekiyor .
Bölgedeki su krizine karşı uzmanlar bir dizi önlem paketi öneriyor:
Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle sıcaklıkların artmaya devam edeceği ve su krizinin daha da derinleşeceği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Satar, “Hava gittikçe ısınmaya devam ediyor. Sıcaklar artmaya devam edecek. Belki önümüzdeki yıllarda bu artışlar çok fazla olacak” diyerek gelecekte daha büyük sorunlarla karşılaşılacağını ifade ediyor .
Devegeçidi Barajı’nın durumu, yalnızca Diyarbakır için değil, benzer iklim koşullarına sahip tüm bölgeler için bir uyarı niteliğinde. Su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusunda acil adımlar atılmazsa, hem insan yaşamı hem de doğal ekosistemler geri dönüşü olmayan zararlar görebilir.
Prof. Dr. Satar’ın da belirttiği gibi: “Su kaybetmekten daha masraflı bir şey olamaz” . Bu sözler, bölgenin karşı karşıya olduğu tehlikenin boyutlarını ve acil önlem alınması gerekliliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Yorum Yap