Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rudaw TV’de yayınlanan “Gel Anlat” programında, İsrail-İran savaşı, Türkiye’deki Kürt meselesi, Rojava’daki gelişmeler ve partisinin politik duruşuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İşte Yapıcıoğlu’nun öne çıkan değerlendirmeleri: İsrail-İran Savaşı ve Siyonizm Eleştirisi Yapıcıoğlu, İsrail’i bir “terör örgütü” olarak nitelendirerek, bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağı olduğunu savundu. İsrail’in, Filistin,…
Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rudaw TV’de yayınlanan “Gel Anlat” programında, İsrail-İran savaşı, Türkiye’deki Kürt meselesi, Rojava’daki gelişmeler ve partisinin politik duruşuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İşte Yapıcıoğlu’nun öne çıkan değerlendirmeleri:
İsrail-İran Savaşı ve Siyonizm Eleştirisi
Yapıcıoğlu, İsrail’i bir “terör örgütü” olarak nitelendirerek, bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağı olduğunu savundu. İsrail’in, Filistin, Yemen, Suriye ve Lübnan’daki saldırılarının ardından İran’a yönelik son saldırılarla bölgeyi yeni bir savaşa sürüklemeye çalıştığını belirtti. Siyonizmi “dünyanın en tehlikeli fikri ve terör örgütü” olarak tanımlayan Yapıcıoğlu, İsrail’in varlığını çevresinde istikrarsızlık yaratarak sürdürdüğünü ifade etti. Bölge ülkelerine birlik çağrısı yaparak, “Siyonist rejim sadece güçten anlar. Güç birliği yapmazsak, sırayla hepimizi vuracaklar” dedi. Ayrıca, Türkiye’nin İsrail ile ticari ilişkileri tamamen kesmesi, Kürecik Üssü’nün kapatılması ve NATO ile istihbarat paylaşımının durdurulması gerektiğini vurguladı.
İran’daki Kürtlerin Statüsü
İran’daki Kürtlerin statüsü hakkında konuşan Yapıcıoğlu, yerel halkın kendi kararını özgürce vermesi gerektiğini savundu. HÜDA PAR’ın bu karara saygı duyacağını belirten Yapıcıoğlu, ancak “emperyal hesaplara karşı dikkatli olunmasını” önerdi. Bölgedeki dış müdahalelerin Kürtlerin iradesini manipüle edebileceğine dikkat çekti.
Türkiye’de Kürt Meselesi ve Çözüm Süreci
Yapıcıoğlu, Türkiye’deki Kürt meselesinin yalnızca güvenlik veya ekonomik bir sorun olmadığını, siyasi, sosyal ve uluslararası boyutları bulunduğunu vurguladı. Silah ve şiddetin hak arama yöntemi olamayacağını ifade ederek, hükümetin meşru talepleri PKK’nin silah bırakmasına bağlamaması gerektiğini söyledi. Anayasal değişikliklerde etnik vurguların kaldırılması, eşit vatandaşlık tanımı ve anadilde eğitimin temel bir hak olarak tanınması gerektiğini savundu. Çözüm sürecinde hükümetle görüşmeler yaptıklarını belirten Yapıcıoğlu, geçmiş hataların tekrarlanmaması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, PKK’nin 12 Mayıs 2025’te silah bırakma ve fesih kararını olumlu bulduklarını, ancak bu kararın pratiğe dökülüp dökülmeyeceğini izlediklerini belirtti.
Rojava ve Gazze Karşılaştırması
Yapıcıoğlu, Rojava’daki durumla Gazze’deki insanlık dramını kıyaslamanın adaletsizlik olduğunu dile getirdi. HÜDA PAR’ın Rojava için açıklamaları ve yardım faaliyetleri olduğunu, ancak bunların yeterince duyurulmadığını ifade etti. Rojava’daki Kürtlerin kendi kararlarını özgürce alması gerektiğini savunan Yapıcıoğlu, PYD’nin ideolojik dayatmalarına ve ABD’nin bölgeyi manipüle eden politikalarına karşı çıktığını belirtti.
Öcalan’ın “Kürtlerin MHP’si” İfadesine Yanıt
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın HÜDA PAR’ı “Kürtlerin MHP’si” olarak tanımlamasına yanıt veren Yapıcıoğlu, bu ifadeyi ciddiye almadığını söyledi. HÜDA PAR’ın milliyetçilik karşıtı bir çizgide olduğunu ve ümmetçi bir perspektif benimsediğini vurguladı.
Kadın Siyasetçilerin Rolü
HÜDA PAR’da kadın siyasetçilerin aktif bir şekilde yer aldığını belirten Yapıcıoğlu, partisinin kota uygulamadığını, görevlendirmelerde liyakat esasını benimsediklerini ifade etti. Kadınların siyasi süreçlerde önemli roller üstlendiğini ve bu katılımın organik bir şekilde gerçekleştiğini söyledi.
Zekeriya Yapıcıoğlu’nun açıklamaları, HÜDA PAR’ın hem bölgesel hem de uluslararası meselelerde net bir duruş sergilediğini gösteriyor. İsrail’e yönelik sert eleştirileri, Kürt meselesinde anayasal reform talepleri ve Rojava’daki gelişmelere ilişkin dengeli yaklaşımı, partisinin İslamcı ve ümmetçi çizgisini korurken, Kürt kimliğine ve adalet taleplerine de vurgu yaptığını ortaya koyuyor. Yapıcıoğlu’nun çağrıları, özellikle anadilde eğitim ve eşit vatandaşlık gibi konularda, Türkiye’deki Kürt meselesinin çözümüne yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıyabilir.
VEFADAN HAFIZAYA, HAFIZADAN HAKİKATE: KARAKOLDAKİ KASETTEN DEVLET AKLINA GERÇEK EN İYİ PROPAGANDADIR
SARAYIN GÖLGESİNDE UNUTULAN TÜRK: YEMEN’DEN FİLİSTİN’E, HİLAFETTEN CUMHURİYET’E KANLA YAZILAN HAKİKAT
Suların Altında Kalan Sır: Eğil
TÜRKÇÜLÜK: HAFIZASINI KAYBETMEK İSTEMEYEN BİR MİLLETİN SON SÖZÜ
OTUZ ÜÇ KURŞUN’DAN HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTIM’E
Yorum Yap