DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendirdi. İran rejimini sert sözlerle eleştiren Bakırhan, dış müdahalelere karşı olduklarını vurgularken; ekranlardaki yorumculara, “Dünyanın neresinde mermi patlasa gözü Kürtleri arayanlar artık sussun” çağrısında bulundu. ANKARA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İsrail ve ABD’nin…
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendirdi. İran rejimini sert sözlerle eleştiren Bakırhan, dış müdahalelere karşı olduklarını vurgularken; ekranlardaki yorumculara, “Dünyanın neresinde mermi patlasa gözü Kürtleri arayanlar artık sussun” çağrısında bulundu.
ANKARA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve bölgede tırmanan gerilime dair kritik açıklamalarda bulundu. Bakırhan, hem bölgesel statükoyu hem de Kürt meselesi üzerinden yapılan analizleri hedef aldı.
Konuşmasında İran yönetiminin iç politikalarını eleştiren Bakırhan, rejimin halkın rızasını almak yerine baskı aygıtlarına yatırım yaptığını belirtti. Bakırhan, İran’daki duruma dair şu ifadeleri kullandı:
“İran’da rejim varlığını topa tüfeğe yatırdı. Kadınların özgürlüğünü yasakladı, ekonomiyi yönetemedi, kimliklere özgürlük tanımadı. Her gün onlarca Kürt ve muhalif idam ediliyor. İran halkıyla ilişkisinde zulüm ekti, şimdi öfke biçiyor.”
İran rejimine yönelik eleştirilerine rağmen dış askeri müdahalelerin çözüm olmadığını savunan Bakırhan, “Dış müdahalelerle rejim değiştirmek o ülkeye mutluluk getirmez. Ülkeye demokrasi gelmesinin yolu, halkın öz mücadelesinden geçer. Savaş büyüdükçe sınırlar değil, acılar genişliyor” diyerek küresel güçlerin bölgedeki hamlelerine karşı durduklarını ifade etti.
Bakırhan’ın konuşmasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri, televizyon kanallarındaki stratejist ve yorumculara yönelik eleştirileri oldu. Bu kişileri “viledalı analistler” olarak tanımlayan Bakırhan, Kürtlerin “dış güçlerin maşası” olarak gösterilmesine tepki gösterdi:
Bölgedeki her çatışmada “Kürtler ne yapacak?” korkusunun yaşandığını belirten Bakırhan, bu kaygının tek bir çözümü olduğunu vurguladı:
“Bu korkuyu gidermenin yolu bellidir: Kürtlerin bir halk olmaktan kaynaklı haklarını ve iradesini tanıyın. Kürtler dilini, kimliğini özgürce yaşasın. Yaşadıkları ülkelerin üvey değil, eşit yurttaşları olsunlar.”
Bakırhan, Kürt meselesinin çözümünün dış odaklarda değil, bölge devletlerinin inkar ve asimilasyon politikalarından vazgeçmesinde yattığını belirterek sözlerini tamamladı.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap