PARİS – Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau, bugün katıldığı bir canlı yayında ülke ekonomisinin içinde bulunduğu mali disiplin krizine dair tarihi bir çıkış yaptı. Galhau, hükümetin yeni sübvansiyon planlarını eleştirirken, “Hiç paramız kalmadı” ifadesini kullanarak kamu maliyesindeki tehlike çanlarını çaldı. “Borç Yükü Artık Taşınamaz Boyutta” RTL kanalına konuk olan Galhau, Orta Doğu’daki…
PARİS – Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau, bugün katıldığı bir canlı yayında ülke ekonomisinin içinde bulunduğu mali disiplin krizine dair tarihi bir çıkış yaptı. Galhau, hükümetin yeni sübvansiyon planlarını eleştirirken, “Hiç paramız kalmadı” ifadesini kullanarak kamu maliyesindeki tehlike çanlarını çaldı.
RTL kanalına konuk olan Galhau, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği petrol fiyatlarındaki dalgalanmaya karşı hükümetin hazırladığı “akaryakıt yardımı” paketini hedef aldı. Kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının %111,7 seviyelerine ulaştığını hatırlatan Galhau, devletin kasasında yeni bir yardım paketi için yer olmadığını vurguladı.
Merkez Bankası Başkanı, bütçe açıklarının daha fazla artırılmasının uzun vadeli faizleri yükselteceğini belirterek hükümeti şu sözlerle uyardı:
“Eğer bütçe açıklarını ve borçları daha da artırırsak bu durum 10 yıl ve üzeri vadeli faizlerde artışa yol açacaktır. Bu da yatırımları baltalayarak Fransız halkını cezalandırmak demektir. Çözüm tek seferlik devlet yardımları değil, enerji dönüşümüne kalıcı yatırım yapmaktır.”
Haziran 2026’da görevinden ayrılmaya hazırlanan Galhau’nun bu “dobra” çıkışı, Avrupa piyasalarında geniş yankı buldu. Analistler, bu açıklamayı Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomilerinden biri olan Fransa’nın mali uçurumun kenarında olduğunun en yetkili ağızdan itirafı olarak yorumluyor.
Özetle: Bu cümle, Merkez Bankası’nın fiziksel olarak parasının bitmesinden ziyade, Fransız hükümetinin bütçe kapasitesinin ve borçlanma limitlerinin sonuna geldiğini ifade eden siyasi ve ekonomik bir “fren” uyarısı niteliği taşıyor.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap