Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un, nükleer silahların bir tehdit unsuru değil, barışın teminatı olduğunu savunarak dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kim, “Barış isteyen herkes nükleer silaha sahip olmalıdır” dedi. PYONGYANG – Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un, ülkesinin askeri stratejisi ve nükleer programına dair yeni bir doktrin niteliğinde açıklamalarda bulundu. Batılı güçlerin “şantaj” politikalarına karşı nükleer…
Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un, nükleer silahların bir tehdit unsuru değil, barışın teminatı olduğunu savunarak dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kim, “Barış isteyen herkes nükleer silaha sahip olmalıdır” dedi.
PYONGYANG – Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un, ülkesinin askeri stratejisi ve nükleer programına dair yeni bir doktrin niteliğinde açıklamalarda bulundu. Batılı güçlerin “şantaj” politikalarına karşı nükleer gücün en büyük caydırıcı olduğunu belirten Kim, küresel barışın ancak nükleer denge ile sağlanabileceğini ileri sürdü.
Kuzey Kore’nin ulusal savunma kapasitesini artırma kararlılığını vurgulayan Kim Jong-un, nükleer silahların sadece bir saldırı aracı değil, aynı zamanda egemenliği koruma kalkanı olduğunu ifade etti. Kim, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Nükleer güç, uluslararası arenada maruz kalınan siyasi ve askeri şantajları önleyen en etkili araçtır. Kendi savunma gücünü nükleer seviyeye taşımayan milletler, büyük güçlerin baskısı altında kalmaya mahkumdur.”
Geleneksel barış söylemlerinin aksine, nükleer silahlanmayı bir “barış projesi” olarak niteleyen Kim Jong-un, “Barış isteyen herkes nükleer silaha sahip olmalıdır” diyerek tartışma yaratacak bir çağrıda bulundu. Kim’e göre, nükleer caydırıcılık olmadan kalıcı bir ateşkesin veya güvenliğin sağlanması mümkün görünmüyor.
Bu açıklamalar, bölgedeki askeri hareketliliğin arttığı ve uluslararası yaptırımların devam ettiği bir dönemde geldi. Uzmanlar, Kim Jong-un’un bu çıkışının hem içerideki halka güven vermeyi hem de dış dünyaya karşı “tavizsiz” bir duruş sergilemeyi hedeflediğini belirtiyor.
Pyongyang yönetiminin bu “nükleer doktrin” açıklamasına Washington ve Seul hattından nasıl bir cevap geleceği ise merak konusu.
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Şehrin Kalbindeki Şeytan ve Dört Ayaklı Sır
Halepçe’nin Acı Hafızası: Tarihin Tozlu Raflarından Bugüne Bir Uyarı
Yorum Yap