TAHRAN – Orta Doğu’da gerilim hattı her geçen gün daha da ısınırken, İran askeri kanadından bölgesel dengeleri sarsacak stratejik bir açıklama geldi. İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, İran’ın son dönemdeki operasyonel kabiliyetlerine dair çarpıcı detaylar paylaşarak, İsrail’in savunma mimarisine yönelik doğrudan bir tehdit mesajı verdi. “Radarlar İmha Edildi, Yol Açıldı” General Ekreminiya, İran ordusunun…
TAHRAN – Orta Doğu’da gerilim hattı her geçen gün daha da ısınırken, İran askeri kanadından bölgesel dengeleri sarsacak stratejik bir açıklama geldi. İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, İran’ın son dönemdeki operasyonel kabiliyetlerine dair çarpıcı detaylar paylaşarak, İsrail’in savunma mimarisine yönelik doğrudan bir tehdit mesajı verdi.
General Ekreminiya, İran ordusunun İHA birlikleri ile Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı füze kuvvetlerinin “senkronize” bir şekilde hareket ettiğini vurguladı. Ekreminiya’nın açıklamalarındaki en kritik nokta ise düşmanın erken uyarı ve savunma sistemlerine yönelik yapılan operasyonların başarısıydı.
Sözcü, son teknoloji ürünü kontrol sistemleri ve hassas vuruş kabiliyetine sahip mühimmatların kullanıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Düşmanın radar kapasitesinin önemli bir kısmı imha edildi. Bu stratejik körlük, operasyon sahamızı genişletti. Artık Hayfa’daki askeri üsleri vurmak eskisinden çok daha kolay hale geldi.”
Bir Orta Doğu analisti ve bölgeyi takip eden bir gazeteci olarak, Ekreminiya’nın bu çıkışını birkaç temel noktada okumak gerekiyor:
Bu açıklama, bölgedeki “Direniş Ekseni” olarak adlandırılan gruplar için bir moral kaynağı niteliği taşırken, Tel Aviv cephesinde güvenlik kabinesinin önceliklerini değiştirebilir. İran’ın “modern kontrol sistemleri” vurgusu, siber müdahale veya yeni nesil elektronik harp araçlarının da sahada aktif olarak kullanıldığının sinyalini veriyor.
Tahran, artık sadece savunmada kalmayacağını, düşmanının “gözlerini” (radarlarını) hedef alarak oyunun kurallarını değiştirdiğini iddia ediyor. Önümüzdeki günlerde bu iddiaların sahada bir karşılık bulup bulmayacağı, bölgedeki ateş çemberinin genişleyip genişlemeyeceğini belirleyecek.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap