Yaklaşık 5,5 kilometrelik uzunluğuyla dünyanın en önemli tarihi savunma yapılarından biri olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır Surları, bu kez farklı bir tartışmayla gündemde. Tarihi yapının ön cephesine yerleştirilen yüksek sokak aydınlatma direkleri, surların görkemli silüetini gölgeleyerek hem kent estetiğini hem de tarihi mirasın algılanışını olumsuz etkiliyor. Özellikle Dağkapı, Urfakapı, Mardinkapı ve…
Yaklaşık 5,5 kilometrelik uzunluğuyla dünyanın en önemli tarihi savunma yapılarından biri olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır Surları, bu kez farklı bir tartışmayla gündemde.
Tarihi yapının ön cephesine yerleştirilen yüksek sokak aydınlatma direkleri, surların görkemli silüetini gölgeleyerek hem kent estetiğini hem de tarihi mirasın algılanışını olumsuz etkiliyor.
Özellikle Dağkapı, Urfakapı, Mardinkapı ve surların panoramik olarak izlendiği noktalarda çekilen fotoğraflarda, modern aydınlatma direkleri tarihi yapının önüne geçiyor. Gün doğumu ve gün batımı saatlerinde oluşan eşsiz manzara ise direkler ve elektrik hatları nedeniyle istenilen şekilde görüntülenemiyor.
Fotoğrafçılar: “Surların ihtişamı kadraja sığmıyor”
Diyarbakır’da uzun yıllardır tarihi yapıların fotoğraflarını çeken fotoğraf sanatçıları, yaşanan durumun yalnızca estetik bir sorun olmadığını belirtiyor.
Kentte çalışan birçok fotoğrafçı, Diyarbakır’ı tanıtacak kartpostal niteliğindeki kareleri elde edebilmek için farklı açılar aramak zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Bazı noktalarda ise tarihi surları, aydınlatma direklerini kadraja almadan görüntülemenin neredeyse imkânsız hale geldiği belirtiliyor.
Turistlerin de benzer sıkıntılar yaşadığı, özellikle profesyonel fotoğraf makineleriyle çekim yapan ziyaretçilerin direkleri kadraj dışına çıkarabilmek için farklı noktalara yöneldiği gözlemleniyor.
UNESCO mirasına yakışan bir çevre düzenlemesi talebi
Kent estetiği konusunda görüş bildiren vatandaşlar, sorunun çözümünün aydınlatmayı tamamen kaldırmak olmadığını vurguluyor. Güvenlik açısından gerekli olan aydınlatmanın, tarihi dokuyu gölgelemeyecek şekilde yeniden planlanabileceğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, dünyanın birçok tarihi kentinde kullanılan yere gömülü aydınlatma sistemleri, daha alçak dekoratif direkler veya surların mimarisini öne çıkaran projektör sistemlerinin hem güvenliği sağladığını hem de tarihi silüeti bozmadığını ifade ediyor.
“Bu miras yalnızca Diyarbakır’ın değil”
Diyarbakır Surları yalnızca kentin değil, insanlık tarihinin ortak mirası olarak kabul ediliyor. Binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan surlar, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.
Ancak tarihi yapının önünde yükselen modern kent ekipmanlarının oluşturduğu görüntü kirliliği, UNESCO tarafından koruma altına alınan bu eşsiz mirasın görsel bütünlüğünü zedeliyor.
Kent sakinleri, ilgili kurumların tarihi mirasın korunmasına yönelik yeni bir çevre düzenlemesi çalışması başlatmasını istiyor. Talepler ise oldukça net:
Sokak lambaları kaldırılmasın; ancak surların önünü kapatmayacak, tarihi silüeti perdelemeyecek noktalara taşınsın veya tarihi dokuya uygun yeni aydınlatma çözümleri hayata geçirilsin.
Diyarbakır Surları’nın ihtişamı, modern kent mobilyalarının gölgesinde değil, binlerce yıllık tarihi kimliğiyle ön plana çıkmayı hak ediyor.
Haber: Cihat TOPRAK
Yorum Yap