Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye’deki son gelişmeler üzerine acil kodlu bir basın toplantısı düzenledi. Bölgenin “Kürtsüzleştirilmeye” çalışıldığını vurgulayan Eş Başkanlar, 4 çocuğun soğuktan donarak hayatını kaybettiğini belirterek Türkiye ve uluslararası kamuoyuna Rojava ile dayanışma çağrısı yaptı. ANKARA – DEM Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen basın…
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye’deki son gelişmeler üzerine acil kodlu bir basın toplantısı düzenledi. Bölgenin “Kürtsüzleştirilmeye” çalışıldığını vurgulayan Eş Başkanlar, 4 çocuğun soğuktan donarak hayatını kaybettiğini belirterek Türkiye ve uluslararası kamuoyuna Rojava ile dayanışma çağrısı yaptı.
ANKARA – DEM Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye sahasında yaşanan çatışmalar, ateşkes ihlalleri ve derinleşen insani krize dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Sözlerine bölgedeki temaslarını aktararak başlayan Tülay Hatimoğulları, ateşkesi ihlal eden tarafın HTŞ öncülüğündeki güçler olduğunu belirtti. Saldırıların arka planında bölgesel bir plan olduğunu savunan Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Muhataplarımızdan, Halep’te başlayan saldırıların uluslararası ve bölgesel bir komplo olduğunu, asıl amacın ‘Kürt-Arap çatışmasını başlatmak’ olduğunu bizzat dinledik. SDG, savaş yorgunu bir ülkede daha fazla can kaybı yaşanmaması adına Deyrizor ve Rakka’dan çekildi. Şu an Kürt kentlerinde bulunuyorlar ve bedeli ne olursa olsun bu kentleri savunacaklarını ifade ediyorlar.”
Türkiye’nin HTŞ’ye askeri, lojistik veya istihbari destek vermemesi gerektiğinin altını çizen Hatimoğulları, Ankara’ya barış çağrısında bulundu:
“Eğer Suriye’yi Kürtsüzleştirmeyi hedefliyorlarsa herkes büyük yanılır. Türkiye, barış rolünü oynamalıdır. Buradan garantör ülkelere de sesleniyoruz; görevlerini eksiksiz yerine getirmeli ve Kuzey Suriye’deki kuşatmanın aşılması için çaba göstermeliler.”
SDG’nin Rakka’dan çekilmesinin ardından Kobani’ye gelen temel hizmetlerin kesildiğini duyuran Hatimoğulları, yaşanan insani krizi şu sözlerle tarif etti:
“Rakka Tişrin hattından gelen elektrik, su ve internet kesildi. Bu büyük bir insanlık dramıdır. Kendi yurttaşına bunu reva gören bir yönetim Suriye’yi nasıl yönetebilir? Kadınlar başta olmak üzere halk büyük bir teyakkuz halinde. HTŞ zihniyetinin kadınların saç örgüsüne dahi tahammülü yok. Kürtsüz bir Suriye hedefleniyor; öleni öldürmek, öldürülmeyeni göç ettirmek istiyorlar.”
Hatimoğulları’nın ardından söz alan Tuncer Bakırhan ise sahadaki vahim tabloya dikkat çekti. Yakıt krizi nedeniyle çocuk ölümlerinin yaşandığını belirten Bakırhan, “Kesilen suların açılması gerekiyor. Yakıt yokluğu nedeniyle bugün 4 çocuk soğuktan donarak öldü. Uluslararası kamuoyu bu halkın yaşadıklarını artık görmelidir” dedi.
Çatışmaların ardından bölgedeki radikal unsurların hareketlendiğini belirten Bakırhan, SDG’nin çekildiği bölgelerdeki tehlikeye işaret etti:
“SDG’nin çekildiği Rakka’da IŞİD bayrağı dikiliyor. Karşımızda IŞİD ile mücadele eden bir hükümet yok; sadece Kürt varlığıyla mücadele eden bir yapı var. Ateşkes denen şey sadece ‘Kürtler ateş etmesin’ şeklinde anlaşılıyor. Ancak bu toplum eski toplum değil, suskun kalmayacaktır.”
Konuşmasının sonunda Türkiye ve dünya kamuoyuna seslenen Bakırhan, “Kürtler bir yüz yıl daha statüsüz, dilsiz yaşamak istemiyor. Suriye’de katledilen soydaşlarına karşı Kürtlerin tepkisi doğru anlaşılmalı. Başta Türkiye olmak üzere tüm uluslararası demokratik güçleri Rojava ile dayanışmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Üç cilt bir kader: Anna Karenina ve insanın iç mahkemesi
SÖYLEMDE BİRLİK, UYGULAMADA AYRIŞMA OLMASIN
Maskelerin Ardındaki Cehennem: “Medeniyet” Yalanı ve Yeryüzü Gerçeği
HAÇLI DÜNYASI İSLAM’I YIKMAK İÇİN KİMLERİ KULLANIP DESTEKLİYOR
Tarih Manipülatörlerinin Gölgesinde: Neo-Kadızadelilik ve Türkiye’nin Kaçırma Korkusu
Yorum Yap