MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki son gelişmeleri ve bölgesel güç dengelerini değerlendirdiği açıklamasında çarpıcı ifadeler kullandı. Suriye’nin birliği ve 10 Mart mutabakatına sadık kalınması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Suriyeli Kürtlere yönelik kapsayıcı adımları ve Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasını destekledi. MHP Lideri Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada Suriye’de yaşanan süreç, terör örgütü YPG/SDG’nin konumu ve…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki son gelişmeleri ve bölgesel güç dengelerini değerlendirdiği açıklamasında çarpıcı ifadeler kullandı. Suriye’nin birliği ve 10 Mart mutabakatına sadık kalınması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Suriyeli Kürtlere yönelik kapsayıcı adımları ve Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasını destekledi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada Suriye’de yaşanan süreç, terör örgütü YPG/SDG’nin konumu ve toplumsal barışın inşası konusunda önemli tespitlerde bulundu. Bölgesel konjonktürün terör örgütü SDG/PKK aleyhine döndüğüne işaret eden Bahçeli, çözümün adresini Şam merkezi otoritesi ve anayasal güvenceler olarak gösterdi.
Bahçeli, sahadaki güç dengelerinin değiştiğine dikkat çekerek, terör örgütünün iddia ettiği güce sahip olmadığını belirtti:
“Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri, SDG/PKK’nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını göstermektedir. Aksine örgüt; merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkışmaktadır.”
Suriye’de çatışmanın kimseye fayda sağlamayacağını ifade eden Bahçeli, tek makul seçeneğin ülkenin birlik ve bütünlüğü olduğunu vurguladı. Bahçeli, “Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı, Suriye ordusunun tek bir çatı altında bütüncül bir şekilde toplanmasıdır. YPG/SDG ve altındaki tüm yapılanmalar hızla ve tamamen feshedilmeli, ilgili kurumlara geri dönüşü olmayacak şekilde bağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli açıklamasında, Şara tarafından yayımlanan ve Suriyeli Kürtler ile terör örgütü SDG’yi birbirinden ayıran kararnameyi “takdire şayan bir adım” olarak nitelendirdi. Kürt kökenli Suriye vatandaşlarının temel haklarının anayasal güvence altına alınmasının önemine değinen Bahçeli, şu önerilerde bulundu:
“Kürtçenin, ulusal bir dil olarak kabul edilerek Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilmesinin, ayrıca 21 Mart’ın ‘Nevruz Bayramı’ olarak resmî tatil ilan edilmesinin Suriye ve bölge için ne gibi mahzuru olacaktır? Bize göre mezkur Kararname; isabetli, anlamlı, Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır.”
Açıklamasının sonunda “resmi dil” ve “dil özgürlüğü” kavramlarına açıklık getiren Bahçeli, kamusal alandaki ortak dilin birliğin gereği olduğunu, ancak anadilin de bir hak olduğunu belirtti:
“Her insanın ana dili ana sütü gibi haktır. Ancak kamusal ve siyasal alanda herkesin anlayacağı ortak bir dilde konuşmak; kamusal menfaatlerin, farklı kimliklerin ve toplumsal eşitliğin bir dil üzerinden inşasının, birlik ve bütünlüğün gereğidir.”
Yorum Yap